Bugun...


Yemliha Öztürk


Facebookta Paylaş









Beka meselesi...
Tarih: 07-02-2019 10:27:00 Güncelleme: 07-02-2019 11:38:00


31 mart seçimleine giderken gündemi belirleyen en önemli konulardan biride Beka meselesi gibi gözüküyor. Sayın Devlet Bahçeli ısrarla önümüzdeki yerel seçimleri beka meselesiyle ilişkilendiriyor ve özellikle üç büyük şehire çok önem veriyor. Bir çok insan buna anlam veremiyor olabilir ve haklı olarak şu soruyu sorabilirler. Yapılacak bir yerel seçimin, Türkiye'nin bekasını nasıl olurda menfi veya müsbet yönde etkiler? Neticede yapılacak olan seçimlerle belediye başkanları ve muhtarlar seçilecek.

 

Aslında böyle düşünenler ilk bakışta haklı gibi gözükebilirler. Türkiye'de ilk defa yerel seçim yapılmıyor ve bundan önceki yerel seçimlerde ülkenin beka meselesi hiç tehlikeye düşmemişti diyebilirler. Ancak her ne kadar bu görüş masum gibi gözüksede Türkiye'nin dinamikleriyle doğru orantılı değildir. Türkiye jeopolitik konumu ve tarihten gelen özellikleriyle devamlı olarak beka sorunuyla karşı karşıya olan bir ülke.

 

Güçlü öngörüsüyle sayın Bahçeli bir çok olayı önceden hissediyor veya bir şekilde haberdar olup ona göre politikalar üretiyor. Zaten devlet adamı olmakta bunu gerektirir. Bu zamana kadar ortaya attığı iddialar ve öngörülerin hepsinde Sayın Bahçeli haklı çıkmıştır. Sayın Bahçeli ilk defa ülke'nin beka meselesini öne çıkarıyor veya düşünüyor değil. O günlük ucuz politikalar yerine uzun vadede ülke'nin ve milletin çıkarlarına uygun politikalar üretiyor.

 

Geçenlerde bir köşe yazarının iddiasına göre birileri yine işbaşında ve cadı kazanını kaynatmaya başlamışlar. 11. Cumhurbaşkanı sayın Gül'ün bazı AK partili küskünlerle parti kurma çalışmalarına başladığı yönünde istihbarat almış. İddiaya göre sayın Gül eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu ve yine eski bakanlardan Ali babacan'la beraber hareket ettiği yönünde. Parola şöyle... 5. ayın 5' inde 55 milletvekiliyle parti kurup AK partiyi bölecekler. Böyle bir durumda meclis aritmatiği tamamen değişecek ve belkide erken seçime gidilecektir.

 

Sayın Gül buna cesaret edermi bilmiyoruz. Ancak Sayın Gül'ü tanıyanlar onun nasıl bir politikacı olduğunu bilirler. Sayın Gül politika'da risk almaya cesaret edemeyen bir politikacı olarak biliniyor.

 

Tabiki iddialar bununla sınırlı değil. 24 haziran 2018 seçimlerinden önce sayın Kılıçdaroğlu CHP genel başkanlığı görevinden istifa etmek ister. Ancak bunu duyan Gül ve Feto istifayı engellerler. Yapılan hesap şöyle... Eğer Kılıçdaroğlu CHP'nin başından giderse, gelecek olan yeni başkanın Gül'ün ortak adaylığına karşı çıkar düşüncesi.

 

Abdullah Gül dışişleri bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı yapmış birisi. Parti kurmasında ne sakınca var diyenler olabilir. Ancak sayın Gül'ün Feto tarafından desteklendiği iddiaları insanlarda bir tedirginlik ve şüphe uyandırıyor.

 

Bütün hesaplar 31 mart seçimlerine endeksli olarak yapılmış durumda. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve uygulanan bazı yanlış politikalar AK partiye bu seçimlerde oy kaybettirecek gibi gözüküyor. Bu oy kaybı sonucunda üç büyük şehir (İstanbul-Ankara ve İzmir) belediye başkanlığını muhalefet kazanırsa, iktidar partisini bu üç büyük şehir üzerinden bir erken seçime zorlayarak iktidardan düşürmek.

 

Sayın Bahçeli sadece bu iki iddiadan dolayı beka meselesini ortaya atmış değildir. Kimbilir bizim bilmediğimiz daha nice konular, olaylar vardır. Örneğin bunlardan biri HDP meselesi olabilir. HDP'nin kazanacağı her belediye başkanlığı Türkiye için bir beka meselesi olacaktır. Çünkü bu konuda HDP'nin mazısı hayli karanlıktır. 2014 yerel seçimlerinde kazanmış oldukları belediyelerde yaptıkları icraatlar ortada. Devletin araç ve gerçlerini terör örgütünün emrine vererek hendekler kazmalarına yardımcı oldular. Hatta devletin halka hizmet için gönderdiği paraları bile terör örgütüne aktardılar. Devlet bu belediyelere kayyum atayarak problemi çözdü.

 

Diğer bir komplo teorisi ise para babası olarak bilinen George Soros ve ekibinin yeni plan ve projeleri. Amerikan hükümetiyle beraber hareket eden Soros yine 15 ülkede sivil darbeler yoluyla iktidarları değiştirmek için harekete geçmiş. Bu ülkeler arasında Türkiye ve Venezuela ilk sırada. Zaten Venazuela'da harekete geçmiş durumdalar.

 

Feto ve diğer terör örgütlerinin kimlerle yatıp kalktığına baktığımızda tehlikenin ne kadar büyük olduğunu görebiliriz. TESEV diğer adıyla "Açık Toplum Vakfı" nin kurucu ve yöneticilerinin nerdeyse hepsinin Feto terör örgütüyle bire bir ilişkileri var. Bunlardan bazıları: Nafiz Can Paker , Aydın Doğan, Eyüp Can Sağlık ,Can Kıraç, Ömer Koch, Kemal Derviş, Gazi Erçel, Mehmet Ali Birand, Şahin Alpay, Jak Kamhi ve 183.cu sıradan Kemal Kılıçdaroğlu'da TESEV'in kurucularındandır…

 

Sayın Gül ve diğer iddiaların gerçek olup olmadığı ilerleyen günlerde veya aylarda ortaya çıkacak. Bunların hepsi birer iddiadan ibaret. Ancak şu bir gerçek, 31 mart seçimleri çok harekteli geçeceğe benziyor. Bakalım zaman bizlere neleri gösterecek, hangi ittifak seçimlerden başarılı çıkacak bunu 31 mart akşamı öğreneceğiz. Önümüzdeki 31 mart seçimlerini tarihteki 31 mart 1909 vakasıyla ilişkilendirenler bile var.

 

Her şeyin en iyisini ve doğrusnu Cenab-ı ALLAH bilir.

Saygılarımla





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI