Bugun...


Sami GÖREN


Facebookta Paylaş









EY İMAN EDENLER !...
Tarih: 28-05-2019 09:40:00 Güncelleme: 28-05-2019 09:40:00


Sayın okurlarım, öncelikle Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize / üzerimize olsun; Allah’tan sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ve yaklaşan Bayramınızı ederim. Allah tuttuğumuz oruçları ve yerine getirdiğiniz ibadetleri kabul eylesin (amin)

Bu yazımızda Ramazan vesilesi ile bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum.

 

RAMAZAN TEZKİYE / ARINMA İÇİN MİLAD OLMALIDIR

Ramazan ayı, kameri / ay takvimine göre, dokuzuncu ayın adıdır. Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Çünkü kutsal kitabımız Kur'an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur'an'da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen "kadir gecesi" yine bu ay içinde kutlanır. Ayrıca İslam'ın temel ibadetlerinden olan oruç da bu ayda tutulur. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona "on bir ayın sultanı" denilmiştir.

 

Ramazan ayını önemli kılan etkenlerden biri de, dinimizin temel ibadetlerinden olan orucun bu ay içinde tutulmasıdır. Yüce Allah Kur'an'da "…Kim Ramazan ayına ulaşırsa oruç tutsun" (Bakara suresi, 185. ayet) buyurarak, ramazan ayında oruç tutulmasını emretmektedir. Bu nedenle Müslümanlar ramazan ayı boyunca oruç tutarlar.

 

Ramazan ayı oruç, ibadet ve sabır ayıdır. Allah'ın rahmet ve bağış kapılarının açıldığı aydır. Peygamberimiz, ramazan ayında içtenlikle yapılan dua, ibadet ve iyiliklerin Allah katında daha değerli olacağını bildirmiştir.

 

Ramazan tezkiye (arınma, temizlenme) ayıdır. Fert, toplum ve Ümmet olarak tezkiyeye ihtiyacımız vardır.

 

KUR’AN’DA “EY İNSANLAR” VE “EY İMAN EDENLER” HİTABI

Kur’an’da 21 yerde tekil ve 2 yerde çoğul olmak üzere toplamda 23 defa geçen “ey insanlar” hitabının 12 ayeti Mekki surelerde, 11 ayeti ise Medeni surelerde geçmektedir. Yine içinde “ey iman edenler” hitabı geçen 89 ayetin tamamı Medenî surelerde geçmektedir. Söz konusu hitap bir yerde ayet ortasında (Ahzeb 56), 88 yerde de ayet başında geçmektedir.

 

“Ey insanlar” hitabı hem inanan hem de inanmayan kimselere yapılmış olan genel bir hitaptır. “Ey insanlar” hitabıyla başlayan ayetler Allah’ın kullarından istemiş olduğu genel emir ve yasakları onlara bildirmektedir. Yine bu hitap, Kur’an mesajının tüm insanlığa gönderilmiş evrensel bir mesaj olduğunu göstermektedir.

 

“Ey iman edenler” hitabı yalızca mümin kimselere özel bir hitaptır. “Ey iman edenler” hitaplı ayetlerde itikat, ibadet, helal haram, sosyal hayat, cihat,… konularında hükümler ifade edilmiştir;

 

“Emn” kökünden türeyen “iman” kelimesi, güven duygusu içinde tasdik etmek ve inanmak demektir. Terim olarak ise, “Allah’tan alıp din adına tebliğ ettiği kesinlik kazanan hususlarda peygamberi tasdik etmek ve onlara inanmaktır.” Bu inanca sahip olan kimseye ise mü’min denir. “Ey iman edenler” hitabıyla Allah, mümin kullarını doğrudan muhatap almakta ve mümin olmaları hasebiyle onların, imanlarının gereğini yerine getirmelerini istemektedir.

 

Kur’an, iman edenleri Allah’ın emrine göre yaşamaya teşvik etmekte ve şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün. Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti…” (Al-i İmran 102, 103). Bu ayetler, inananların Allah’tan gereği gibi sakınmalarını tavsiye etmektedir. Allah’tan gereği sakınmak da ancak onun emir ve yasaklarına uymakla, daima onu hatırda tutmakla ve ona şükredip nankörlük etmemekle olur.

 

Allah ve Resulüne itaat, “ey iman edenler” hitabıyla başlayan birçok ayette beraber geçmektedir. “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.” (Nisa 59). Allah’a itaat onun emir ve yasaklarına riayet etmektir. Resulüne itaat ise hayatta iken onun emir ve yasaklarına uymak, vefat ettikten sonra da sünnetine tabi olmaktır.

 

EY İMAN EDENLER! İMAN EDİNİZ: Nisa Suresi’nin 136. ayetine baktığımızda iman esasları tek tek sayılmakta ve bunların her birine ayrı ayrı iman etmenin gerekliliği vurgulanmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” Ayette geçen “ey iman edenler” hitabı Müslümanlaradır. Burada, iman eden kimselere, “ey iman edenler! İman ediniz” denmektedir. Bu ilk bakışta bazı kimselere tuhaf gelebilir. Fakat aslında “iman” kelimesi, burada iki anlamda kullanılmıştır: Birincisi, bir insanın küfürden vazgeçip iman etmesi ve ehli imandan sayılması anlamındadır. İkincisi, bir insanın tüm kalbiyle iman etmesi ve ciddi bir şekilde ihlasla düşüncelerini, zevklerini, sevgilerini, hayat tarzını, dostluk ve düşmanlıklarını, ilişkilerini inancına uygun bir biçime sokması, buna uygun arkadaşlıklar kurması, düşmanlıklarını ona göre ayarlaması ve tüm çabalarını inancına uygun bir yapıya sokması anlamınadır.

 

“Ey iman edenler” hitabıyla Kur’an; abdest, namaz, oruç, zekat, hac, zikir, tefekkür vb. ibadetler hususunda müminlerin hayatını düzenlemekte, onlara bazı şeyleri emrederken bazı şeyleri de yasaklamaktadır. Bu husus Kur’an’da şöyle ifade edilmektedir: “Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hac 77).

 

· Allah Kur’an’da “kuluna şahdamarından daha yakın” (Kaf 16) olduğunu, “İslam’da ruhbanlığın olmadığını” (Hadid 57), “Onların çoğu şirk koşmadan Allah’a iman etmezler” (Yunus 106) bildirdiği / uyardığı halde; Hz. Peygamber’den sonraki dönemlerde sayısız aracı ve ruhbanların icad edilmiş olması, imana şirk ve nifakın bulaştırılmış olması hayret ve esef verici değil mi!?..

 

EY İMAN EDENLER! AKLINIZI KULLANINIZ!: Kur’an’da, akıl farklı kelimelerle (lübb, hilm, hicr, nühâ ve fuâd) 115 ayette geçmektedir.

 

Kur’an’da; Akledesiniz (Zuhruf 3) Akletmez misiniz (Hud 51) İbret almıyor musunuz (Kamer 17) Aklını kullanmayanlara kötü bir azap (Yunus 100) Aklını kullanmayanlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar (Furkan 44) ikazları yer almaktadır.

 

Allah buyuruyor ki; “Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık. Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.” (Tin 4, 5)

 

Ahsen-i takvim: En güzel şekilde yaratılmış olma. Esfel-i safilin: Aşağıların aşağısı.

 

Özetle; insan yaradılış fıtratına uygun yaşadığı sürece ahsen-i takvime yükselir, buna aykırı yaşadığı takdirde esfel-i safiline düşer.

 

Kur’an’da vahiy 14 ayette, kitap 176 ayette geçmektedir.

 

Kur’an’da kitabın apaçık (kitab-ı Mübin) olduğu (Yusuf 1, Hicr 1) ifade edilmektedir.

 

· Günümüzde akıl ve vahiy arasında sanki bir çelişki varmış gibi, sanki bu iki kavram birbirine aykırı (muarız) kavramlar gibi algılanmıyor mu?

 

EY İMAN EDENLER! DOSDOĞRU / AHLAKLI OLUNUZ!: Allah buyuruyor kİ; “Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va’dedilmekte olan cennetle sevinin!” (Fusulet 30). “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” (Hud 112)

 

· Günümüz Müslüman fert ve toplumun ahlaki durumu yeterince açık değil mi!?..

 

EY İMAN EDENLER! ADALETLİ OLUNUZ!: Sosyal hayatın dengeli bir şekilde yürütülmesi için emredilen hususlardan bir tanesi de adalettir. Kur’an, adaletin titizlikle uygulanması hususunda şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın)…” (Nisa 135)

 

· Sormak ve düşünmek gerekir; günümüz Müslümanları, böyle (gerçek) bir adalet arzu, istek ve beklentisi içinde mi!?..

 

· İslam dünyasında (özellikle) kadın ve çocukların durumu kanımıza dokunmuyor mu?

 

EY İMAN EDENLER! ZANDAN, GIYBETTEN SAKININ!: Kur’an, aynı gerçeğe farklı bir açıdan bakmakta ve şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurat 12). Kötülükler ve düşmanlıklar zanna dayandığından dolayı yasaklanmıştır.

 

· Nefsimiz başta olmak üzere; çoklarımızın zan ve gıybete batmış olduğumuz aşikar değil mi!?

 

EY İMAN EDENLER! CİHAD EDİNİZ!: “Ey iman edenler” hitabıyla başlayan bazı ayetler müminlere cihadı emretmektedir: “Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size ‘Allah yolunda sefere çıkın’ denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.” (Tevbe 38)

 

· Yemen, Suriye, Irak, Doğu Türkistan, Arakan vb yerlerde Müslümanların kan ve gözyaşları akarken; insanlık aleminin (özellikle) Müslümanların duyarsızlıkları ortada değil mi!?..

 

SONUÇ

Müslüman diğer insanlardan farklı olan / farklı olması gereken insandır. Müslümanın en belirgin vasıfları; Allah’a teslimiyet ve Ondan korkmak, güzel ahlaklı olmak ve adaletli olmaktır. Fert, toplum ve Dünya Müslümanları olarak içinde bulunulan “bunalım (hatta) rezalet” hiç yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar açıktır.

 

Müslüman fert ve toplum huzurlu değildir, mutlu değildir.

Tek cümle ile; genel olarak günümüz Müslüman fert ve toplumunun söyledikleri ile yaptıkları çelişki oluşturmaktadır. Bu durum münafıklığa kapı aralamaktadır.

Çare mi? Kur’an ve Sahih Sünnet doğrultusunda İmanımızı tazeleyip, ihlas ve samimiyet ile imanımızın gereğini yaşamak, yerine getirmektir.

Allah cem-i cümlemizi gafletten uyandırsın, ayaklarımızı Sırat-ı Müstakim üzere sabit kılsın (amin)

Selam, Sevgi ve Dua ile





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI