Bugun...


Öznur Özdemir


Facebookta Paylaş









ÖZEL MİNİK ŞİDDETLER ÇOCUK EVİ
Tarih: 28-02-2018 14:33:00 Güncelleme: 28-02-2018 14:33:00


 

Gün geçmiyor ki bir kreş vahşeti görüntüsü daha çıkmasın ortaya. Dövülenler mi ararsınız, cinsel istismara uğrayanlar mı, yoksa psikolojisi bozulana dek aşağılananlar mı? Para ile çocuk baktırmanın faturası bu olsa gerek.

 

Evet, bir çocuk çoğunlukla üç yaşından sonra akranlarıyla vakit geçirmeli, uzmanlar bunun onun gelişimi ve sosyalleşmesi bakımından gerekli olduğunu söylüyor. Bu eskiden, akraba çevresinde büyüyen bir çocuk için kolaydı. Çünkü hem kardeş sayısı daha fazlaydı hem de kuzen, komşu çocuğu zenginliği vardı. Fakat modern yaşam, bizi akrabalarla bir arada ve sokak kültürü ile yaşama uzaklaştırırken okul öncesi eğitimini ister istemez zorunlu kıldı. Fakat yine de kimse zorunlu değil kreşe göndermeye evladını, ona yetebilecek ortamı hazırlayıp kurabiliyorsa keşke de göndermese. Çünkü kreşlerin hali rezalet. Nasıl izin alıp da açabiliyorlar, yasalar nasıl bu kadarına izin veriyor aklım almıyor. Üzerine titrediğimiz evlatlarımız, yalnızca üzerinden para kazanılacak meta olarak addediliyor. Ben bu tür kreşlere ticari kreş diyorum. Ticari kreşlerde çocuğu en iyi şekilde yetiştirmek şöyle dursun, onu en hastalıklı şekilde nasıl yetiştirebiliriz diye uğraşıyor idareciler, öğretmenler. Oysa onlar bizim göz bebeklerimiz, savunmasız, çaresiz onlar. Onlar bizim geleceğimiz.

 

Bugün, bir haber bana bu yazıyı yazdıran. Üzerimde hissettiğim vicdani sorumluluk. Pırıl pırıl çocuklar, masum mu masum bebekler. Görüntüler yine bir kreşten. Dövülme, iple bağlanma, toplu halde çıplak şekilde tuvalete götürülme.. O masum yavrulara bunları reva görenler bir eğitimsizliğin demiyorum -artık bu çok basit kaçar- bir ahlak çöküntüsünün, bir psikolojik travmanın içinde olan kişilerdir. Sadisttir, sapıktır ve o kreşi de sırf çocuklara işkence yapmak için açmıştır. Çocuklarını bu kreşe gönderen ve hiçbir şekilde takibini yapmayan, zaman zaman çocuklarını önlerine alıp dinlemeyen anne babalar nedir? Evet onlar da sadisttir. Çocuk sahibi olmuştur ama hayatına giren bu yavrudan kurtulmak için her sabah onu ne idiği belirsiz bir yere teslim eder, sormaz soruşturmaz, o çocuğun yaşadığı fiziksel-cinsel-psikolojik şiddetten bihaberdir. Zaten o da fırsat buldukça tekme tokat girişiyordur çocuğuna. Bu iki grup iyi bilsin ki bu masum yavruların elleri iki cihanda yakanızda olacak. Denetimsizliğe sebep olan, bu ticari kreş oluşumlarına yol veren her türlü devlet mekanizması da bilsin ki bu dünyada olmasa da ahirette hesap vereceksiniz. Çünkü çocuklar toplumun en savunmasız bireyleri olduğu için onları ilgilendiren her kurum, üzerine en çok titrenmesi gereken müessesedir.

 

Yazık ki bu yazı, bu konu hakkında yazılmış son yazı olmayacak. İsmi “Özel Minik Şiddetler Çocuk Evi”, “Uçan Tekmeler Yuvası”, “Cinsel İstismarlı Gündüz Bakım Evi”, “Aşağılanan Kalpler Anaokulu” şeklinde bir yığın daha ne idiği belirsiz kreş açılacak. Duvarları renkli renkli boyanıp içerideki karanlık ve sapkınlık örtülmeye çalışılacak. Yeni görüntüler çıktıkça millet biraz galeyana gelecek sonra kreşin kapısına kilit vurulacak ama üç beş ay sonra yenisi açılacak. Çocuklara atılan her tokat, soyundurulan her çocuk, aşağılanan her minik birey ise geleceğin yeni sorunlu kişilerini oluşturacak. Bu işe ciddi bir müdahale gelmezse, rengarenk, çok cici binalar içinde görüp göremediğimiz çok acılar yaşanacak. Oyuncaklar, oyunlar, parklar ve palyaçolar eşliğinde.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI