Bugun...


Mehmet Tahiroğlu


Facebookta Paylaş









SAADET’İN KÜRT MESELESİ GERÇEKTEN DE TÜRKİYE SEVDASI MI?
Tarih: 21-06-2018 10:01:00 Güncelleme: 21-06-2018 10:01:00


 

Milli Görüş hareketinin en yüksek oy grafiğine ulaşan partisi; Refah Partisinin doğuda Kürt seçmenden 2001 yılına kadar aldığı tam 5,5 milyon oyu vardı.

*

Seçimlere çok kısa zaman kaldı.

 

Hadi, artık eğri oturup düz konuşalım, adam gibi konuşalım.

 

Detaylara vakit harcayacak lüksümüz yok, hiç olmazsa ana hatlar üzerinden konuşalım.

 

Şu çok konuşulan, üzerine şiirler yerine iftiralar yazılan, koca koca devlet adamlarının utanmadan arlanmadan işkembe-i Kübralarından salladıkları çirkefliklerle sığlaştırılan, kin besletilen halkın suni öfkesine değelim, bam teline basalım.

 

Diyorlar ki Saadet Partisi ve Cumhurbaşkanı adayları Temel Karamollaoğlu terörü ve destekçilerinin desteğini aldı, onlara da karşılık veriyor.

 

Gerçekten de böyle mi?

 

Hadi, hep birlikte dalalım ihanetin damarlarına…

*

Baş başa verip, bizi hayvanlardan ayıran akıllarımıza başvurarak, bu konunun aslı astarı nedir; ona bakalım dedik. Fakat bunlardan evvel en başında hatırlamamız gerekenler var. Zira konunun anlaşılması bakımından elzemdir.

 

Geçmişte neler olmuştu neler resmiyet kazanmıştı, birlikte hatırlayalım mı?

 

  1. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)Eş başkanlığını yapan bir Cumhurbaşkanımız; Erdoğan’ımız var. BOP "22 İslam ülkesinin haritasını değiştiren" Türkiye’nin de içinde bulunduğu bir Ortadoğu yıkım projesidir. Bu yıkım; Büyük İsrail Devletini kurmak için bölgenin insansızlaştırılması ve güçsüzleştirilmesi sağlamak içindir. Bunu dilediğiniz kaynaktan teyit edebilirsiniz.
  2. Türkiye’nin parçalanması için altyapı çalışmaları ‘İkiz yasalarla’ başlamıştı. İkiz yasalar; Küresel efendilerinin federasyona (bölünmeye) giden yolda bize çizdiği en kahpece yol haritalarından biridir. 4867 ve 4868 sayılı ardışık iki adet taviz yasalarda (ikiz yasalar)“halklara, yani farklı toplumsal kökenlere sahip olanlara kendi yönetimini tayin etme” hakkı veriyor. Bunu imzalayan ülkelerde yaşayan etnik kökenler, dilerse ayrılabilir, kendi kendini yönetebilirler. İşte bu ikiz yasalar AKP Hükümeti tarafından TBMM'ye getirilip ve 4 Haziran 2003 tarihli oturumda kendi milletvekillerinin oyu ile kabul edilmişti.
  3. Federal ya da eyalet sistemine geçmenin önündeki en büyük engel olan parlamenter sistem ise 16 Nisan 2017’de yapılan 18 maddelik Anayasa referandumunun çokta sağlıklı olamayan sonuçlarıyla değiştirildi. Değişiklikler halkın refahı artırmak yerine tamamen devlet yönetim şeklinin değiştirilmesi yönünde oldu. Bu bağlamda yukarıda okuduğunuz iki durumla en alakalı değişiklik şu olmuştu.
  4.  

Mevcut anayasanın 123. maddesinde ülkemizin idari yapısını nasıl ve kimlerin belirleyeceği yazılıdır. Bu maddenin sonundaki kamu tüzel kişiliği (eyalet, özerk bölge, otonom bölge) ‘ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanarak kurulur’ cümlesini attılar… Yerine ‘kanunla veya Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kurulur’ cümlesini koydular… Bundan şunu mu anlamalıyız? Cumhurun başındaki Tosun Paşa bir kararname ile Türkiye’nin batısında Seferoğlularının, doğusundan da Tellioğlularının talep ya da isyanlarını dikkate alarak tek başına değişikliğe gidip bir yerin idare yapısını il, bölge, eyalet gibi değiştirebilir“Sayın Erdoğan yapmaz, yapmaz demek sigorta almak demek değildir!

 

  1. Yukarıdaki üç maddeyi doğrulayan dördüncü realite ise Erbakan Hoca’nın ifadesinde açıkça ortadadır. Erbakan Hoca diyor ki; “AKP BİR SİYONİST (AMERİKAN/YAHUDİ) PROJESİDİR”

*

Gerek BOP projesindeki potansiyel bölge, gerek ikiz yasaların imkân sağladığı en çok muhatap kitlesi ve gerekse referandumda evet oylarının batıya göre fazla çıktığı Doğu Anadolu seçmeni gerçeklerinin bir biri arasındaki en güçlü ortak yön‘KÜRT HALKIMIZ TEMALI OLMASIDIR’

 

İlk başta okumuştunuz. Milli Görüş hareketinin en yüksek oy grafiğine ulaşan partisi Refah Partisinin doğuda Kürt seçmenden 2001 yılına kadar aldığı tam 5,5 milyon oyu vardı. Ak Parti bunu son iki seçime kadar Milli Görüş hareketi ve Refah Partisi’ni taklit ederek kendi hanesinde taşıdı sonrasında ise BOP ekseninde uyguladığı yanlış Kürt politikasıyla HDP’ ye devretti.

 

5.5 Milyon Kürt seçmen, hükümetin üzerlerindeki kamplaştırıcı ve ötekileştirici politikalarıyla devlete küstürülüp; SİYASİ PARTİLER KANUNA GÖRE legal Kürt siyasetinin birbirini izleyen partiler dizisinin hiçbir zaman terör örgütleriyle bağlantısını koparmadığı partilerinden DEP, HADEP, DEHAP, DTP, BDP ve son olarak HDP’ ye peyderpey olarak yönlendirildi. Zaten bu durum BOP projesinde Ak Parti’nin ödevinde başka bir iş değildi.

 

Yoksa HDP’nin Türkiye’nin batısını da kapsayarak hiç %10 üzeri oy alması mümkün müydü?

 

Ak Parti doğudaki bu duruma her zaman TERÖR SORUNU, PKK SORUNU, KÜRT SORUNU başlıkları altında baktı. Ve bu bakış açılarını sadece Kürt halkı yerine onların mobilize edildikleri terör bağlantılı partilerin ekseninde icra ettiler. Bu partilerle yaptıkları protokoller gereği; bazı dönemlerde Çözüm Süreci adı altında Kürt halkımızın refahını yükseltmek yerine terör unsurlarının dağdan şehirlere inmesine olanak sağladılar, bazı dönemlerde de terör örgütlerinin söz de bayraklarını kabullenerek Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamlarına kadar soktular. Neticede hiçbir zaman Kürt halkımızın muhatap alındığına şahit olamadık ama daha çok ABD emirlerinin yerine getirildiği gördük.

 

Bugün Kuzey Suriye’de bulunan terör unsurları (YPG, PYD) içinde aynı durum söz konusudur. Ak Parti hükümeti sürekli tutarsız hamle ve hareketleriyle Türkiye’nin dış politikadaki onur ve şahsiyetini adeta sildi bitirdi.

 

  • Hatırlayacak olursak; Ak Parti hükümeti ABD’nin Kuzey Suriye’deki terör unsurlarına yaptığı binlerce tır silah ve askeri lojistiği belgeleriyle ortaya çıkartıp dünya kamuoyu ile paylaşmıştı. Bunun ardından da Ankara’ya gelen ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’nun  "YPG’ ye asla silah vermedik, dolayısıyla geri alınacak bir şey yok” sözleri sonrasında AKP’li Bakan Çavuşoğlu’nun "Sayın Trump’ın mesajı çok net.Trump bundan sonra YPG’ ye silah vermek gibi saçma iddialara bir an önce son verilmesi gerektiğini net bir şekilde söylemiştir." İfadelerini duymak bitirilen onur ve şahsiyete ve dahi ihanete en büyük örneklerdendir.
  • Yine ABD güdümünde Kürt halkları için yapılan protokollerden birini daha hatırlamamızda fayda var. Peşmerge olarak adlandırılan terör örgütü mensuplarının Ak Parti hükümetinin inisiyatifi ve ihanetiyle Habur’dan alınıp yurt toprakları üzerinden; Suruç’tan Suriye’ye sevk edilmesidir. Ardından ABD oyunları sonucunda AK Parti Hükümetinin yurt topraklarından geçirdiği Peşmergeler Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarında Mehmetçik’le savaştırılmıştı.
  • Ve bugün seçim tüketimi olarak uygulanan Menbiç devriyesi. Nasıl icra ediliyor bu? Bunu da hükümetin yaptığı açıklamaya hiiç dokunmadan ifade edeyim.Ak Parti Hükümeti diyor ki: “ABD İLE YAPILAN ANLAŞMA SONRASI (YPG Menbiç’in içinde iken) TÜRK ASKERİ MENBİÇ’TE DEVRİYE GEZECEK”
  •  

Bütün bunlar Ak Parti hükümetinin doğuya dair politikalarından birer ihanet vesikasıydı.

*

Diyarbakır’da açıkladığı Kürt Meselesi Programından Saadet Partisinin kayıp 5,5 milyon Kürt seçmene kazanımları için yeniden kavuşmaktan ziyade bu kirli oyunları bozmanın derdinde olduğunu görüyoruz. Saadet Partisi doğudaki durumuma bakış açısındaki samimiyetini Ak Parti’nin aksine “Terör sorunu, Kürt Sorunu ya da PKK Sorunu” yerine “KÜRT MESELESİ” başlığında toplamasıyla açık ediyor.

 

Saadet Partisi; iktidarın kendi seçmeni üzerinden Kürt halkının tümünü terörle özleştirilip Türk halkından ayrıştırma gibi telafisi olmayacak yanlışların artık bitirilmesini önemle anlatıyor. Ve bunu da ülkenin toprak bütünlüğünün korunması ile paralel bir güvenlik tehlikesi olarak görüyor. Bunun aksine baktığımızda Kürt halkımızın 2001 öncesine dönmeyi şiddetle arzuladığını görmekteyiz. Buna en güçlü olarak Saadet Partisi’nin Diyarbakır’da ayrı ayrı yaptığı e-Miting ve açık hava mitinglerinde şahit olduk. Mitingleri Sayın Karamollaoğlu’nun ve partisinin sosyal medya hesaplarındaki kayıtlarından izleyerek KÜRT SEÇMEN TARAFINDAN bitirilmek istenen FETRET DÖNEMİ arzusunu görebilirsiniz.

*

Sanıyorum ki daha da uzatmaya gerek yok.

 

Sözlerimizin başında akla göre hareket edeceğiz demiştik.

 

Değerli okuyucular; Türkiye’nin 16 yıllık bir Ak Parti iktidarı ve seçmeni var.

 

İktidarın yaptıkları içinden; gerçekten halkın hizmetine, ülkenin kalkınmasına yönelik iyi niyetlerle yapılan tüm işlerin her biri için teşekkür etmeliyiz. Aynı şekilde de tersi uygulama ve politikaları için de uyarı ve ikazlarımızı esirgememeliyiz. Muhalefet bunu 15 yıldır yapıyor zaten ve bu uyarılara Ak Parti ve tabanı eksiksiz olarak vakıftır, haliyle haberdardır.

 

Ak Parti ve MHP seçmeni ise şimdi 24 Haziran’da bunca uyarılara rağmen yapılan yanlışların doğal sonucu olan negatif durumları pozitife çevirmenin şansına sahip olacaklar.

 

Umuyorum ki vatan sevdası ağır basar.

 

Unutulmamalı ki akıl bir işin sonunu görmektir.

 

Ülkede yanlış gideni #DEĞİŞTİR’mek doğru karardır, vatan sevdasıdır.

 

Selametle kalınız.





ahmet / 21-06-2018 13:30

Valla hemşehrim yüreğine sağlık. Kararsız kalıyordum kızıyordum ama bunları hiç aklımaza gelmiyordu. ben ve 5 horatanımın oylarını inşallah değiştirmek için doğru adrese kullanacağız. üç hilalimiz vardı bizi sattı ama şimdi hilalimize yıldız taktık. iyi olacak inşallah



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI