Bugun...


Kadir Şahin


Facebookta Paylaş









İNSAN İSRAF EDİLMEMELİ…
Tarih: 29-08-2018 22:43:00 Güncelleme: 29-08-2018 22:54:00


            İnsanların, dünyevi ve uhrevi mutluluğunu sağlamak için Yüce Yaradan tarafından insanlara gönderilen islâm dinine göre, israfın her türü haramdır. Ama, maalesef,günlük hayatımızda bireyler olarak birçok şeyi israf ediyoruz.İsraflara örnek olarak,su israfı.ekmek israfı.para israfı ve zaman israfını verebiliriz.Bunlar bilinen israflar. Ama, öyle bir israfımız daha var ki, millet ve devlet olarak pek farkında değiliz. Cenabı Allah’ın eşrefi mahlukat olarak yarattığı insana gereken değeri önemi vermiyoruz. İnsan, eşrefi mahluk olduğu gibi bir ülkenin sahip olduğu en değerli varlıktır. Bir ülke, insana verdiği değer kadar medenidir ve o ölçüde kalkınmıştır.

 

            Bilindiği gibi, bir ülkenin kalkınmışlığı üretim gücüne bağlıdır.Bir ülke sahip olduğu üretim faktörlerini ne kadar rasyonel ve verimli kullanırsa o ölçüde kalkınır. Üretim faktörlerine kısaca değinecek olursak şunlardır: Girişimci, emek, sermaye ve hammaddedir. Dikkat edilirse, girişimci ve emek kısaca insan demektir. Üretim faktörlerinin en değerliği varlığı insandır. İnsan hem fikir, hem de hizmet üretir. Tükettiğimiz her mal ya da hizmette insanın emeği vardır. İnsanlar, ne kadar çok eğitimli ve donanımlıysa o ölçüde üretkendirler. Bu nedenle, ülke olarak gençlerimizi üretken insanlar haline getirmek için her gencimizin kişilik ve kabiliyetlerini ortaya çıkartıp kabiliyetleri yönünde mesleklere yönelterek ve iyi bir mesleki eğitimi vererek, verimli çalışan, işini severek yapan ve işsizlik sorunu yaşamayan kişiler haline getirmek zorundayız.

 

            Akla şöyle bir soru gelebilir. İyi hoş konuşuyorsun da, işsizliği nasıl önleyeceksin? Asıl değinmek istediğim konuda bu aslında. Ülkemizdeki işsizlik çözülmesi zor bir sorun değil. Bu sorunun çözümü için yapılması gereken ülke çapındaki, “İş gücü planlamasıdır”. Bu konuyu biraz derinlemesine izah etmek gerekiyor. Şöyle ki; havuz proplemlerini birçoğumuz biliriz. Ülkemizde bir işsizlik havuzu var. Bu havuzda yaklaşık 3 000 000-kişi bulunuyor.

Bu havuz da bir dolduran musluk, bir de boşaltan musluk var. Musluklardaki giriş ve çıkış sayıları bir birini yakın olduğu için havuzdaki iş bekleyen insanların sayısı pek azalmıyor. İşsizlik oranı % 9 ile % 12 arasında geziniyor. Havuza girişler, okulundan yeni mezun olmuş ihtiyaç fazlası ya da işverenlerce beğenilmeyen yetersiz eğitim almış kişilerden oluşuyor. Havuzdan çıkışlar ise istihdam edilenlerden oluşuyor. Bu havuzun bir şekilde boşaltılması ya da makul bir seviyeye indirilmesi gerekiyor. Şimdi ben soruyorum. Bu havuz nasıl boşaltılır?

 

            Şunu baştan söylemeliyim.Ülkemizde 3 Milyon kişi iş ararken,diğer yanda da 3 Milyon kişi aranıyor. Havuzu boşaltmanın 3 yolu var.

 

            1.Yol:Havuzu boşaltan musluktan çıkışları artırmak. Yani,istihdamı artırmak. Ama, bu kolay değil. İstihdamın artması için ülkenin sürekli olarak her yıl % 7-8 oranında büyümesi gerekir ki bu çok zor ve sürdürülebilir bir yol değildir.

 

            2. Yol:Havuzu dolduran musluğu kapatmak. Bu mümkün mü? Evet mümkün. Eğer devlet ülkenin “ işgücü planlamasını” yapar ve okul kontenjanlarını ortaya çıkan plana göre ayarlarsa yeni mezunlar kendi işini rahatlıkla bulur ve havuza girişler kapatılmış olur. Havuza girişler bittiği zaman, havuzdan çıkışlar normal seyrinde devam edeceği için işsizlik azami 10 yılda biter. Buna bir örnek verecek olursak, ülkemizin yıllık öğretmen ihtiyacının 30 000-kişi olduğunu varsayalım.Ama üniversiteler her yıl 80 000-kişi mezun ettiği zaman (80 000 – 30 000=) 50 000- kişi işsiz kalmaktadır. Ülkemizde her meslek grubu için doğru bir şekilde “ işgücü planlaması” yapılırsa hiçbir insan boşta kalmaz ve işsizlik biter. Bir çiftçi dahi satamayacağı mamulü üretmezken, bir ülkenin 16 yıl emek verdiği, yatırım yaptığı ve para harcadığı bir insana iş verip veremeyeceğini düşünmemesi aptallıktır. Bu aynı zamanda insan ve yetenek israfıdır.

 

            3. Yol:Havuzu dolduran vanayı kapatmışken, boşaltan vanayı çoğaltmaktır. Bu seçenek mümkün olursa işsizlik daha kısa sürede bitecektir. Ama 2. yolu becerebilirsek 3. yola ihtiyaç kalmayacaktır. Bir dördüncü yol daha var ama, henüz millet bu yolun açılmasına hazır olmadığı için değinmek gereksiz.

 

            Genel seçimlerde aday adayı olduğumda işsizliği önlemek için adayım dediğimde bazı insanlar yap yav… Bunu nasıl yapacaksın? Şeklinde eleştiri getirmişlerdi. Nasıl yapılacağını anlatmış bulunuyorum. Bunların nasıl yapılacağını da biliyorum. Yapmak için de aday oldum. Ama, adayların projelerine bakacağını açıklayan parti yine gitti, asker arkadaşını, eski il başkanı ve onun yakın arkadaşını, sendikacıyı vb kişileri aday yaptı. Bunların elinde ülkenin temel sorunlarından birini çözecek projesi olanda yok. Yapacakları tek şey, mecliste parmak kaldırmak, bir iki esnaf ziyareti birkaç taziyeye katılmak o kadar. Elbette, benim projemde ihale yok. İhale olmayınca siyasilere pay çıkmayacak. Böyle olunca benim projemin hiçbir değeri kalmıyor. Ama, benim projeme değer vermeyenler bugün lisans mezunu olarak iş bulamayan, bir geliri olmayan halâ anne ve babasının eline bakan adeta açık hapishane hayatı yaşayan insanların sualinden ve vebalinden kurtulamazlar. Kurtulamasınlar da…

 

            İnsanlarımıza gereken değeri veren bir ülke olmak dileğiyle kalın sağlıcakla…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI