Bugun...


İbrahim GÖVCECİK


Facebookta Paylaş









Ramazan Ağacı!!!
Tarih: 09-05-2019 22:41:00 Güncelleme: 09-05-2019 22:41:00


 

Her yıl aralık ayı gelince, bizim insanımızda hristiyan ritüellerine karşı bir mücadele başlar. Ülkemizdeki yeni yıl telaşına bakarak insanımız birden bire üçe ayrılır.


Kimisi olaya umursamaz olarak bakar.

Kimisi çağdaşlığın bir ölçüsü olarak görür.

Bir kısmı da, bütün bunların birer hristiyan adetleri olduğunu savunur. Evine çam dikenin, yeni yılı kutlayanın dinine şüpheyle bakılır.
Umursamaz olarak bakanları bir tarafa bırakırsak, diğer iki kategorideki insanlarımızın duruma tamamen hakim olarak taraf veya karşı olduklarını sanmıyorum. Her ikisinin de önyargılı olarak bir birlerine karşı vaziyet aldıklarından eminim.

 
"Yaza adım atacağımız şu bahar ayında, aradan beş ay geçmiş nerden çıktı bu yılbaşı muhabbeti" dediğinizi duyar gibiyim.
Evet yılın beşinci ayını katediyoruz. Yılbaşında çam devirenlere kızanların, mayıs ayında, tam da fidanların gök sürgünlerinin uzamaya başladığı, doğanın adeta melemeye başladığı bir zamanda, aralık ayında çam devirenlere karşı olanlar tarafından 'çamların devrildiğini' görüyoruz!


Hayret ve bir o kadar da heyhat!


İçinde yaşadığımız çağ, kapitalizmin altın çağı olarak tarihe geçecek. Maddi kazancın her türlüsünün mübah sayıldığı bir devirdeyiz. Kapitalizmin suistimal etmeyeceği hiç bir şeyin kalmadığını, noel ağacına alternatif olarak  "ramazan ağacı"nın yavaş yavaş hayatımıza sokulmaya çalışıldığını görünce daha iyi anlıyoruz.


Bunu yapanlara ve icad edenlere diyecek söz bulamıyorum. Bildiğim kadarıyla İslamda ritüeller ve semboller yoktur.

Hristiyanlıkta ise ritüeller ve semboller vardır.

Ramazan ağacı, hristiyanlığa bile sonradan sokulan noel ağacı ritüeline alternatif olamaz.

Dinin kendisi bir bütün olarak son din olarak gelmiştir. "Allah katında din islamdır" alternatifi de yoktur.


Peki noel ağacı nedir? 


Noel ağacı, yapı olarak üçgen formunda yetişen, iğne yapraklı bir çam türüdür. Bu ağacın tercih edilmesi, üçgen formunda ve yılın dört mevsiminde yeşil kalmasındandır. Uzun ve buhranlı kış gecelerinde evlere yeşillikler getirerek bahara olan özlemin giderilmesi amacıyla, yeşil dalları ilk önce Romalılar evlerinde kullanmışlar. Çam ağacı, hristiyanlıkta üretkenliği ve yeniliği sembolize eder. 16. yüzyıldan sonra da özellikle Luther'den sonra evlere çam ağacı getirmek adet haline gelmiş. Luther, çam ağacının noel günlerinde evlere getirilip süslenmesine cevaz vermiş. Ağacın üçgen olması ise, üç köşesinin 'üçlü teslis' i (baba-oğul-kutsal ruh) sembolize etmesidir. 18. yüzyıldan itibaren de  'ışık'ın İsa'yı sembolize etmesinden dolayı, ağacın her yanı mumlar veya küçük ampullerle süslenir. Ağacın en üstüne de ya bir 'alem' ya da büyükçe bir yıldız yerleştirirler.

 
Noel günlerinde çam ağacı, ticareti ve süslemeleri, altına konacak, belki de hiç kullanılmayacak eften püften yapılmış ve paketlenmiş hediyeleri ile  tam bir sektördür. Elbette bunların üretim aşamasında bir çok insan ekmek parasını da kazanıyordur. Ama esas parsayı, dini kullanan hristiyan kapitalistler ve kilise götürüyor olması gözümüzden kaçmıyor.


Şimdi bütün bunları açıkladıktan sonra, aynı amacın paralelinde, israfın haram sayıldığı, taklidin bidat olduğunu açıklayan bir inanışta "ramazan ağacı" nın işi ne? Yılbaşını kutlayana dinsiz gözüyle bakan sen, bu davranışınla! bir hristiyana daha çok benzediğinin farkında mısın?
Her aralık ayında neredeyse ormanları bekleyecek duruma gelen kardeşim, ya sen de, bahar ayında taze camları devirirsen sana ne demem gerek?


Aynı şekilde, hristiyanlıkta çocuğun kilisede vaftiz törenlerinde, özel kıyafetler, özel menüler hazırlatarak yapılan etkinliğe benzeyen, çocuğun 'sünnet Yasini'ne de ne demeli?

Evin hanımı, yüzlerce davetiye ve Yasin kitapçığı paketletiyor, sünnet davetine katılanlara ikram ediyor.

Bundan da hayır ve sevap kazandığını sanıyor. Burasını Allah bilir. Ben bir hüküm vermem. Allah bir evlat vermiş, sünnetini görmüşsün, evinde bir davet vermiş yasin okutuyorsun. Allah kabul eylesin. Ama bunu vaftiz törenlerinde olduğu gibi sembolik hale getirmenin ne alemi var? Taklitçiliğn niye hep artistik yanını ele alırsınız da, teknik ve üretim yanını almazsınız? 
Kaldı ki pek çoğu Çin malı olan bu cıcılı bıcılı şeylerin parasıyla, doyurmakla, kollamakla mükellef olduğun milyonlarca din kardeşin var.


Aynı şekilde, her yılbaşında yukarıda açıklamaya çalıştığım yeni yıl ritüellerini, evinde uygulayan, buna karşı çıkanlara da 'yobaz' gözü ile bakan, taklidi çağdaşlık sanan kardeşim, sen de  "ramazan ağacı" ından hareketle kendine bir vaziyet çıkaracak mısın? 
Hasılı gerek saflığımızdan, gerek samimiyetimizden, gerek vurdum duymazlığımızdam yararlanan her türlü kapitalizme alet olmadan, hayatımızı da dinimizi yaşamak zorundayız.

Bir şeyi kutlamak ayrı, kutlayayım derken kendimizi ve değerlerimizi kaybetmemiz ayrıdır.
Her şeyden önce kendimiz olmalıyız





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI