Bugun...


Dr. Mehmet Akif Sarıca


Facebookta Paylaş









SURİYE POLİTİKAMIZ
Tarih: 31-10-2019 08:39:00 Güncelleme: 31-10-2019 08:39:00


Suriyede en baştan kısaca alırsak Esad devlet başkanıydı.

 

Demokrasi yoktu.

 

Arap baharı denilen aslında arap kışı olan BOP projesi hızla ilerlerken sıra Suriyeye gelmiştir.

 

Libyada vs. fırsatı kaçıran Türkiye, Suriyede söz sahibi olmak için hızlı davranıp Esadı devirmek istedi. Muhalifleri eğit donat vs. adı altında destekledi.

 

Sonra işler değişti ortalık karıştı bugüne geldik.

 

Bu süreçte dönüp ülkemize baktığımızda neler oldu bunu irdelemek gerekli diye düşünüyorum.

Ülkemize kontrolsüzce gelen milyonlarca mülteci dalgası oluştu, çok ciddi ekonomik kayba uğradık.

Çok sayıda şehit verdik.

Ülkemizde bombalar patladı.

Uluslarası ilişkilerde boyumuzdan büyük işler yapmaya kalkışıp boyumuzun ölçüsünü aldık.

Yaptıklarımızın hepsi yanlışmıydı peki: hayır değildi. Ama maalesef gücümüzün yetmediği işlere girdik.

Şimdi içinizden sinirlenmiş olabilirsiniz şunu yaptık bunu yaptık diye.

Ama sonuçta varacağımız noktada 360 derece daire çizip eski noktaya doğru gidiyoruz.

 

Burda kahramanlık türküleri söyleyip insanları gaza getirmek nutuk atmak kolay. Zor olan ise acı gerçeklerdir.

Evet askerimizin tırnağına taş değmesin.

Ana kuzuları sağ salim evine dönsün çok doğru.

Gerektiğinde terör yuvaları dağıtılsın.

Şunu sormak hakkımız değilmi. Kuzey Iraktan Şanlıurfa üzeri bunların kobaniye geçmesine kim müsaade etti. Salih müslümü hatırlarmısınız? Ankarayı yol etmişti. Hafızamızı geriden itibaren toparlarsak belki acı gerçeklerle yüzleşmesi daha kolay olur.

 

Bir fıkra ile bitirelim öyleyse;

 

Ağayla marabası, ağanın en güzel atının koşulduğu en süslü arabayla kasabaya inmektedirler. ağa arabadadır, maraba ise arabanın yanında yürümektedir. Yerde taze bir tezek kümesi görürler. Üzerinde sineklerle etrafa koku salmaktadır. Ağa, marabasıyla alay etmek ister.


‘‘maraba’’ der, ‘‘şu tezeği ye, atla araba senin sen bineceksin, ben yürüyeceğim.

’’ Maraba ata bakar, arabaya bakar, ağaya da zaten gıcıktır oturur, midesi bulana bulana tezeği yer.

Ağa iner, maraba sahip olduğu arabaya biner.

Ağa çok bozulur durduk yerde en güzel atını, en güzel arabasını marabaya kaptırmıştır.

Maraba da bozuktur. Durduk yerde tezeği yemiştir. Ağanın daha güzel atlar alacak parası, daha güzel arabalar alacak imkanı vardır.

 

Dönüş yolunda gördükleri tezek, her ikisinin de beklediği andır aslında.

Maraba, ağadan intikam almak için ‘‘ağa, ağa’’ der, ‘‘sen şu tezeği ye, at ve arabayı geri al’’. Ağanın beklediği de böyle bir fırsattır. O da oturur tezeği yer. Arabaya kurulur, atı kamçılar. Köye girerlerken maraba, ağaya seslenir, ‘‘Köyden çıkarken araba senin, at senindi. Yürüyen de bendim. Köye giriyoruz at senin araba senin, yüreyen yine ben. Ağam iyi de biz bu boku niye yedik?’’

 

Şimdi durup dururken bu fıkrayı niye alıntıladım buraya.

Tabiiki bu konuyla alakası yok biraz tebessüm edelim diye.

 




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • TÜRKİYE'DE TOPLUMUN DİNE VE DİNİ DEĞERLERE BAKIŞI
    TÜRKİYE'DE TOPLUMUN DİNE VE DİNİ DEĞERLERE BAKIŞI
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  1. TÜRKİYE'DE TOPLUMUN DİNE VE DİNİ DEĞERLERE BAKIŞI
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
FOTO GALERİ
YUKARI