Bugun...


D. Mehmet DALKANAT


Facebookta Paylaş









31 MARTA DOĞRU ELBİSTAN SİYASETİ 3
Tarih: 13-03-2019 20:15:00 Güncelleme: 13-03-2019 20:46:00


Bu konuyla ilgili ilk analiz yazımızı 22 Aralık 2018 günü yine bu sayfalarda paylaşmış ve bu günkü Cumhur İttifakının tercihinin en olumsuz ve en zorlu geçecek bir seçim atmosferini yaratacağını belirtmiştik.

 

http://www.marasguncel.net/yazarlar/d-mehmet-dalkanat/31-marta-dogru-elbistan-siyaseti-3/519/

 

İkinci analiz yazımızı 30 Ocak 2019 günü adayların belirlenip siyasetin sahaya ineceği günlerde adayların profilleri üzerinden bir değerlendirmede bulunmuştuk. Son geldiğimiz noktayı da bu yazımızda paylaşmaya çalışalım.

 

http://www.marasguncel.net/yazarlar/d-mehmet-dalkanat/31-mart-2019-yerel-secimlerine-dogru-elbistan-siyaseti/550/

 

Önce tekrar bir daha aday profilleri üzerinden gidelim:

Cumhur İttifakı adayının dışarıdan atanmış yüz yüze birebir memleketi tanımıyor ve memlekette tanınmıyor olmasının önemli bir dezavantaja dönüşeceğini bir önceki yazımızda belirtmiş ve bunun telafisi için AKP ilçe teşkilatının ciddi bir çalışma yapması gerektiği üzerinde durmuştuk. Maalesef bu başarılamadı, hani “tutmadı” derler ya kısaca ısınamadı vatandaş bir türlü. Oysa annesinin Elbistanlı olduğu, orta halli bir aileden geldiği, klasik İslami cemaatlerin birinden beslenerek cemaat terbiyesinden geçtiği de bilinmiyor değildi.

 

Millet İttifakı uzunca bir süre kendisine aday aramıştı. Donanımlı, tecrübeli karizmatik bildiği tüm kapıları çaldı ama sonuç alamamıştı. Doğrusunu söylemek gerekirse şimdiki Millet ittifakı adayının beklentisi öncelikle MHP den aday olma ihtimalini zorlamaktı. Bu ihtimal imkânsız hale getirilince kispetini Millet ittifakının kapısına bıraktı. Başkaca da cesaret eden çıkmamıştı zaten. Millet ittifakı gönüllü gönülsüz kispet sahibini kabullendi.

 

Burada bir ara kanaat belirleyelim. İttifak adaylarının şöyle gürül gürül yağız atlar gibi kişneyerek gelememesi Elbistan seçmenini her ne kadar dışarıda davullar, zurnalar, mehterler çalsa da içerde sessizliğe kilitledi. Halk tabiriyle seçmen bu iş “hılt” oldu diye düşünmeye başladı. Karamsar ve kararsız bir seçmen potansiyelinin üzerinden başladı seçim propagandaları.

 

Adaylar belirlenmişti. Çok yerde belediye meclis azalarının belirlenmesi birinci sırada önem arz etmez. Ve fakat ne hikmetse Elbistan da Belediye meclis azalarının belirlenmesi özellikle Cumhur İttifakı açısından aday profilinin önüne geçti. Cumhur İttifakının belediye meclis azalarının tespitinde etkin olan kimlerdi bilinmez ama ilçenin AKP kurmayları bile bu kadrodan aşırı derecede mutazarrır oldular. Ve dillerde şöyle bir kanaat dolaşmaya başladı; “ Eğer Cumhur İttifakı kazanırsa Belediye Başkanlığını geçmiş dönemin travmasını aratacak bir olumsuzluk bekliyor Elbistan’ı” Ve burada kadim MHP lilerden bir arkadaşımın şu tespitini söylemeden geçemeyeceğim; “ Eğer Cumhur ittifakı adayı Elbistan’da seçimi kaybederse bir de kurban kessin dönsün gitsin bürokratlığına, bu kadroyla bu daha hayırlı olur kendisi için” Ve bu arkadaşımın bir tespiti daha “ Cumhur İttifakına karışan MHP lilerin çıkar ilişkisi olan küçük bir azınlığının dışında idarecilerinin bile Cumhur ittifakına oy vermeyecekleri görüşündeyim.” Bu tespitler ne kadar isabetli bilemem ama Millet İttifakının bu seçimi kazanabilmesi için MHP tabanının en az yüzde atmışından fazlasını alması gerekiyor. Bu nedenle de Millet ittifakının mitinglerinde üç hilalden geçilmiyor…

 

Bu şartlarda hız kazandı seçim propagandaları. Cumhur İttifakının seçim bürosu açılışında Cumhurbaşkanı yardımcısı dâhil tüm devlet erkânı oradaydı. İktidar olmanın tüm avantajlarını Elbistan’a taşıyacaklarını taahhüt ediyorlardı. Doğal gaz getirilmişti, Göksun-Darıca duble yoluna başlanmıştı, şehir hastanesi, hükümet konağı bitmişti, adliye sarayı bitmek üzereydi, kültür sarayı yapılacaktı, Pınarbaşı göleti kısmen ıslah edilmişti, asfalt çalışmaları başlatılmıştı. Ve ileriye yönelik detaylı projeler anlatılacaktı. Alkışlar arasında açılış yapılmıştı.

 

Birkaç gün sonra hemen hemen aynı bölgede Millet ittifakı da Başkan adayı ve CHP bölge milletvekiliyle birlikte seçim bürosu açılışını yaptılar. Kalabalık Cumhur ittifakının iki katından fazlaydı. Proje açıklamadılar. Biz seçmenle istişare ederek yerinde belirleyeceğiz projelerimizi dediler. Şehir hastanesi yapıldı ama bölge şartlarına uygun bir mimari olmadığı gibi yeterli doktor yok boşa gitti paralar dediler. Hükümet konağı plansız ve yetersiz ve gereksiz bir yere yapıldı eskisinin ne suçu vardı yakışmadı Elbistan’a dediler. Tapu dairesi şehrin bir ucunda, icra öteki ucunda, adliye daha başka bir uçta, bu halkımıza bir eziyettir, hepsinin belli bir bölgede bütünleşmiş olması gerekirdi dediler. Doğalgaz on yıl öncesinden gelmeliydi, Darende Elbistan’dan daha mı büyük bir ilçeydi dediler. Göksun-darıca duble yolunun da kumlu yoluna dönmesinden endişeliyiz dediler. Elbistan’a Hayvan borsasını biz yaptık, Açık pazarı biz yaptık, şehirlerarası terminali biz yaptık bundan sonrasını da biz yaparız dediler. İlgi, alaka, kalabalık iyiydi ama bu sandığa nasıl yansırdı onu 31 Martta göreceğiz.

 

Bunlar gözüken bilinen şeyler, bir de perde arkasından konuşulanlar var tabii. Kürsü medyasından yayılanlar. Benim gözlemlerime göre her iki ittifakta geçmişteki seçimlere göre kurumsal, organizeli ve bütüncül bir çalışma yapamıyor. Birinin olumsuzluğu diğerine avantaj sağlıyor. Kendinden menkul bir avantaj göremiyorum. Özellikle Cumhur İttifakı 2004 deki tutarsız dağınık, denetimsiz, başıboş ve başarısız döneme benzetiliyor. Millet ittifakının adayının geçmiş dönemdeki başkanlık çalışmaları eleştiriliyor. Özellikle çöp toplama, park ve bahçeler ile ilgili ihalelerin kimlere verildiği arkasında kimlerin olduğu yeniden konuşuluyor. Park alanlarının bilinçsizce kimlere niçin satıldığı eleştiriliyor.

 

Bu yazıyı kaleme aldığımız sırada yürüyüşler, mitingler, toplantılar, projeler, planlar, vaatler devam ediyordu ve daha da devam edecektir. Gözüken o ki Millet İttifakının kalabalıkları daha fazla. İktidarda olan bir ittifakın karşısında muhalefetin bu

kalabalığı elbette pek normal bir görüntü değil, ancak sonucu kalabalıklar değil sandık belirleyecektir.

 

Her ne kadar yerel seçim faktörleri farklı olsa da Bir de işin aritmetik tarafı var tabii. 24 Haziran milletvekili seçimlerinde Cumhur İttifakının aldığı oy 53 bine yakın, buna karşın tüm muhalefetin aldığı oy 25 binin biraz üzerinde. Kullanılan geçerli oyun tamamının 81 bin olduğu göz önüne alınırsa muhalefetin en az 15 bin oy daha fazlasını alması gerekiyor ki bu öyle kolay elde edilecek bir sonuç gibi gözükmüyor. Yani işin başından beri söylediğimiz gibi sonuç bıçak sırtında ve kimsenin de tekelinde değil. Oysa daha başından Cumhur İttifakı daha sağlıklı bir tercih yapabilir, Millet İttifakının önünü kesebilir, sessiz sedasız, kavgasız gürültüsüz kendisi için ve belki de Elbistan için daha olumlu bir sonuç çıkarabilirdi. Bu durumda her iki ittifak içinde tercihlerinin bedeli kendilerine ait olacaktır.

 

Her zaman olduğu gibi derdimiz şu veya bu ittifakın kazanması değil, önemli olan Elbistan’ın kazanmasıdır. Duamız odur ki Elbistan için hangisi hayırlı olacaksa o kazansın…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI