Bugun...



TÜRKİYEDE OLAN SEÇİMLERE ODAKLANIRKEN AVRUPAYI KAYBEDİYORUZ
Tarih: 22-05-2019 10:37:19 + -


Halbuki, 1986 yılında altın tepsi içinde sunulan, 'yerel yönetimlere katılma hakkı' biz Türkler için büyük bir imkan idi. Halen bu imkanı hakkıyla kullanamıyoruz.

facebook-paylas
Tarih: 22-05-2019 10:37

TÜRKİYEDE OLAN SEÇİMLERE ODAKLANIRKEN AVRUPAYI KAYBEDİYORUZ

Avrupa Parlamentosu seçimleri ve Türkler

 

İbrahim Gövcecik yazdı;

 

Ülkemiz atlattığı yerel yönetimler seçiminin hemen ardından, yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ile meşgul ola dursun, Kıta Avrupası'nda, yarın Avrupa Parlamentosu seçimleri yapılacak. Batı Avrupa kentlerinde, kasabalarında yaşayan vatandaşlarımız için büyük öneme haiz bu seçimin ülkemiz nezdinde fazla ilgi görmemesini üzüntü ile karşılıyorum. 


Batı Avrupa'da yaşayan Türklerin de kendilerine tanınan bu demokratik hakkı, hakkıyla kullanamamalarını da esefle karşılıyorum.


Yaşadığım ülke Hollanda'da yaşayan Türkiye vatandaşları, geçtiğimiz mart ayında yapılan belediye seçimlerinde yoğun bir katılım sağlayamadılar. Halbuki, 1986 yılında altın tepsi içinde sunulan, 'yerel yönetimlere katılma hakkı' biz Türkler için büyük bir imkan idi. Halen  bu imkanı hakkıyla kullanamıyoruz. Hollanda yerel yönetimlerinde olması gerekenden daha az sandalye sahibi olmamıza engel olarak Hollanda Tüklüğü'nün yeteri kadar örgütlenememiş olmasına bağlıyorum.

 
Kısacası, bu ülkelerdeki varlığımız her ne kadar DİASPORA tarifine uygunsa da, gerçek manada diaspora olamayışımız, sürekli aleyhimize işleyen gelişmelere neden olmuştur. 


Türkiye'deki her siyasi hareket bir şekilde bazı dernek ve vakıfları ve hatta devletin insan kaynağı bol olan kurumlarını da kendi arka bahçesi olarak görme alışkanlığı vardır. Aynı alışkanlığı Avrupa ülkelerindeki vatandaşlarımız tarafından kurulan dernek ve vakıflar üzerinde de uygulamak istemeleri, Avrupa siyasetinde aleyhimize işlemiştir. Türkiye siyasetinin buralara, -gurbetçilere tanınan Türkiye'deki seçimlere katılma hakkından sonra- duydukları aşırı ilgi, vatandaşlarımızı siyasi olarak daha fazla ayrışmaya itelemiştir.

Bedenen burada yaşayan toplum katmanlarımız, yaşadıkları ülkelerin siyasetinde etkin olmak yerine, anavatanın siyasetine daha fazla enerji harcar olmuştur. Bu da entegre olalım, birlik olalım derken, yerli ve ırkçı unsurların karşı savunmaya geçmesiyle, zayıf ama dağınık bir sosyal yapıya dönüşmemize neden oldu. Türkiye'deki keskin siyasi ve kültürel ayrılmalar, buralarda da bizleri etkisi altına aldı. Birleşmek yerine dağıldık ve zayıfladık. Vatandaş olarak, çok sevdiğimizi zannettiğimiz ülkemize iyilik edeyim derken, ülkemize karşı tuzaklar kurduğunu zannettiğimiz akımların tam da istedikleri duruma geldik. Hem içeride hem de dışarıda darmadağın durumdayız.


Son yıllarda Hollanda'da kurulan bazı Türk partileri de, kendi vatandaşımızı, olagelen dağınıklığı ve Türkiye siyasetine olan yakınlaşma eğilimi nedeniyle birleştirici olamadılar.  Bu dağınıklık AP'da daha çok milletvekili ile temsil edilmemize engel oldu. 


Bundan birkaç seçim öncesine kadar Hollanda'da yaşayan Türkler, Türkiye'deki yaşam ve düşünce tarzlarına zıt, ama Hollanda'daki hak ve özgürlüklerinin savunucusu olarak gördükleri sosyal demokrat ve yeşiller gibi  sol partilere oy verdiler. Bu destek verdikleri partilerin karşılığı, etkisi altında kaldığı Türk siyasetinde kendilerinin HAİN olarak nitelendirdikleri parti ile evrensel bazda aynı çizgide olan partiler. Yani   Hollandalı Türklerin, dünyevi beklentileri Hollanda'da solcu, Türkiye'de sağcı pozisyonunda. 


İşte bu dağınıklığı ve kafa karışıklığını, yarınki AP seçimlerinde, Avrupa Türkleri'nin aşması gerekiyor. Mademki siyasi olarak gönül bağını ülkemizle kuvvetlendirmek istiyoruz, öyleyse, ülkemizi ve bizi AP'da söz sahibi edebilmek amacıyla, siyasi olarak gettolaşmamız zorunlu hale geliyor demektir. 


Hali hazırda kurulu ama kıt imkanlarla çalışan Türk derneklerini bir araya getirip, Türkiye siyasetinin çekim alanından kurtarıp, hep beraber birleşerek, temsil gücümüzü artırmamız gerekiyor.


Bu seçimler birleşmenin bir başlangıcı olmalı. Seçimi bireyselleştirmeden yoğun  bir katılımla bir kaç kişiyi Hollanda'dan ve diğer Avrupa ülkelerinden parlementer göndererek, AP'da, sanki Türkiye AB üyesiymiş de kendi üyelerini seçmiş ve Bruksel'e göndermiş gibi bir hava estirmeliyiz.

Yani artık DİASPORAmızı kendimiz oluşturmalıyız. Türkiyemiz de, buralarda yeni kurulan bazı uydu dernekler yerine, mevcut kurulu ve yıllardır gurbette hizmet veren dernekleri desteklemeli ve onlarla, bir partinin adına değil de ülkemizin tamamının adına çalışmalar sergilemelidir. 


İstanbul seçimleri nedeniyle es geçilen AP seçimlerini lehimize çevirmek için, Avrupa'da sessiz güç olduğumuzu hem Türkiye'ye, hem de yaşadığımız ülkelere kanıtlamak için yarın, yani 23 mayısta sandık başına gidip kendi kaderimize kendimiz yön verelim diyorum. 


Sosyal gettolaşma, karşı tepkileri doğurur, lakin siyasi gettolaşma ülkesel güce dönüşür. Kendimize en yakın adayı, partisi hiç önemli değil tercih edelim.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNCEL Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI