Bugun...



Orucu sıradan bir şey gibi görmek
Tarih: 05-05-2019 20:55:05 + -



facebook-paylas
Tarih: 05-05-2019 20:55

Orucu sıradan bir şey gibi görmek

          ORUÇLA URUCA GEÇİYORUZ

 

          On bir ayın sultanı geldi, hoş geldi! Rabbim bütün Müslümanları bu rahmet ayından hissedar eylesin. Bütün ayrılıklarımızı bir kenara koyup yenilenen bir imanla omuz omuza vermeyi nasip eylesin. Daha da önemlisi, her birimizi bu bolluk ve bereket mevsiminde kulluk ambarını dolduranlardan eylesin, âmin!

 

          İlk günler biraz asabi olacağız. Unutkanlık edip yemeğin tadına bakacağız. Sigarasızlık başımıza vuracak, ne yapacağımızı şaşıracağız belki. Birkaç gün sonra her şeye alıştığımız gibi oruç iklimine de alışacağız. Burada galiba en tehlikeli hâl bu, yani alışmak, orucu sıradan bir şey gibi görmek. Hâlbuki oruç, Cenab-ı Allah’ın apayrı bir yere koyduğu ibadet. Bütün ibadetlerin ecri beyan edilirken oruç ayrı tutulmuş ve kıymeti Cenabı Allah’ın (CC) takdirinde bir mahfazaya konmuştur.

 

          Kanaatim odur ki işin en kolay tarafı yiyecek ve içeceklere müteallik kısmıdır. Yani toru topu öğlen yemeğinden ve gün içinde gevezelik edip yediğimiz, içtiğimiz şeylerden feragat etmektir. Bizi asıl zorlayan ve belki de çoğu zaman süzgece çevirip sevaplarımızı iç eden şey, günahlara mukavemet gösteremeyişimizdir. Harama nazar etmek, gıybet etmek, yalan söylemek, malayani işlerle uğraşmak… Bunlar orucun en sinsi düşmanları. Bütün marifeti aç ve susuz kalmaya bağlayıp diğer yanlarımızı alışkanlıklarımız istikametinde başıboş bırakmak oruca kurulan en hain tuzaklardır.

 

          İnşallah bu ramazan, israf ve gösteriş rekorları kırmaktan artık elimizi çekeriz. Körler, sağırlar, birbirini ağırlar misali, hâli vakti yerinde olan insanlar arasında âdeta bir ödünç iş gibi yapılan görkemli mekânlarda iftar tertiplemenin yerini fakir fukaraya tasadduk etmek alır. Biraz daha ileri gideyim de kafatası düşkünlerini sinirlendireyim, özellikle de dünyanın mazlum ve mağdur Müslümanlarına tasadduk etmekten söz ediyorum. Kim ne derse desin, bizim memleketin aç kabul ettiği insanlar, bazı memleketlerin zenginlerinden daha rahat.

 

          İnşallah bu ramazan vurguncular biraz imana gelir de vatandaşın ibadet aşkını burnundan getirmez. Gözü doymaz, gönlü aç yamyamlar istismarcı taraflarını biraz dizginler de zaten ekonomik krizlerin yol geçen hanı olan mutfaklarımızdan çalmayı bırakırlar.

  

          İnşallah bu ramazan akraba olduğumuzu, komşu olduğumuzu, Müslüman olduğumuzu hatırlar; birbirimizi affeder, birbirimizle musafaha ederiz. Dargınlıklarımızın nefsimizden ileri geldiğini görür, şeytanı hırs küpüne çevirecek ilk adımı biz atarız. Dünya malının insana dost değil, düşman olduğunu kavrayarak bütün hasetlerimizi yele veririz.

 

          İnşallah bu ramazan “namazla dirilişe” bir vesile olur ve yoğun işlerimizden yakamızı kurtarıp kıblegâhımıza ebedî dönüşü gerçekleştiririz. Kısacık bir dünya hayatına yedirdiğimiz ebedî saadeti fark eder, neyi neye feda ettiğimizin ayrımına varırız. İnci tanelerini verip birkaç mısır tanesini almayı kâr sayan horoz gibi davranmayız.

 

          İnşallah açlığın ve susuzluğun insanı düşürdüğü hâlleri tecrübe ederek fakir fukaranın bütün yıl neler çektiğini idrak eder, onları her mevsim desteklemeye devam ederiz. Bütün hayır faaliyetlerini ramazana yükleyip diğer aylar dünyada açların yaşadığını unutmayız.

 

          İnşallah bu ramazan bir kişilik oruç tutup iftarda üç kişilik yiyerek soluğu hastanelerde almayız. Gündüz hiç doymayacak gibi envaiçeşit yemek yapıp da akşam bunları bitirmek için kendimizi helak etmeyiz. Komşuda pişer, bize de düşer deyip varsa fazla bir yemeğimiz, onu kapı komşularımızla paylaşma yoluna gideriz. Kerem Bey, duymazlıktan gelme, buradaki kapı komşusu ben oluyorum. Sen olmuyorsun çünkü çift maaşlısın. Tamam tamam, öyle olsun, biz de size düşürelim.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNCEL Haberleri

YUKARI