Bugun...



MUHASEBE
Tarih: 20-11-2017 08:14:07 Güncelleme: 20-11-2017 08:21:07 + -



facebook-paylas
Tarih: 20-11-2017 08:14

MUHASEBE

MUHASEBE

 

 

 

            Haklısınız; dün bir, bugün iki, neyin muhasebesini yapacaksınız, derseniz. Aceleci olduğumuzu düşünebilirsiniz. Fakat sık sık bu hasbihali sizinle yapmak, tabiri caizse aynaya bakmaktır muradımız. İş işten geçmeden, yaralar büyümeden tedbir almak belki de.

 

            Ne demiştik? Durduğumuz yer belli: Temsilini Reis’te bulan millî ve yerli kimlik. Gerek yerelde gerek ülke genelinde onun mümessili olduğu dava şuuruna taraf olmak. Ancak bunu icra ederken davaya zarar verecek türden üç maymun vaziyetlerinden fersah fersah imtina etmek.

 

Davayı akim bırakacak nefsani hesaplar yapmamak ve buna niyetlenenleri her şeye rağmen ifşa etmek.

 

            Sayıları ve çeşitleri günbegün artan dahili ve harici tuzak kurucular bilmeli ki en büyük tuzak Cenab-ı Allah’ın (cc) düşmanlarına kurduğu tuzaktır. Son oyunlarını önceki gün Norveç’te gördüğümüz bu şer cephesi unutmasın ki Türkiye Cumhuriyeti bir aşiret devleti değildir. Aziz milletimizin çağların şehadetiyle tescillenen asaleti bunların alayını tükürüğüyle boğacaktır.

 

            Gelelim şimdi bizim cismi küçük, tesiri büyük yolculuğumuza: Gazetemiz henüz bir ayını bile doldurmadı. Fakat dostlarımızın dualarını, sevmeyenlerimizin feryadını işittikçe hayrı biraz geciktirdiğimizi fark ettik. Kişi, kurum ve olaylara bakışımızdaki nesnellik, fincancı katırlarını ürkütürken insaf ehli ve doğruyu duymaya susamış zihinleri mesrur etti.

 

            Köşe yazarlarımız gazetemizi rengârenk güllerle tezyin ettiler. Verdikleri emekten ötürü her birisine minnet borçluyuz. Davetimize icabet ederken haklı kaygıları vardı. Deve dişi gibi yazarların anlı şanlı gazetelerden inandıkları gibi yazmak istemeleri yüzünden ayrılmak mecburiyetinde kaldığı bir memlekette acaba aklımın doğrularını kâğıda dökebilecek miyim diye endişe duyuyorlardı. İlkemiz belli olmakla birlikte siyahla beyazın en küçük bir engelle karşılaşmadan bir sayfada buluşabildiklerine inşallah şehadet edersiniz.

 

            Bu arada Kahramanmaraş basın dünyasından bazı medya patronlarının (!) manasız bir kıskançlık krizine girdiklerine de üzülerek tanık olduk. Hele birisi var ki bazı yazar dostlarımızın misafir kalem olarak bile gazetemizde yazmasına tahammül edemedi ve haset bir tavırla arkadaşlarımızın hürriyetine çelme taktı. Kaçış yok dostum, Abdurrahim Karakoç üstadın dediği gibi: Zaman böyle bu gemide/ Eskiler biter yenide…

 

            Neyse gündem yoğun. Bunlarla uğraşma zamanı değil. Biz işimize bakalım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hem şehrimizin hem ülkemizin hayrından başka bir şey düşünmediğimize şahitlik edeceksiniz. İşimize geleni değil, aklımıza uygun geleni yazacağız, söyleyeceğiz. Bunu yaparken dikkate alacağımız yegâne hakem de okurlarımız olacak. Günlerdir bize verdiğiniz destek ve yol göstericilik için hepinize şükran duyuyoruz. Sıhhat ve afiyetle güzel okumalar dilerim.






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EDİTÖRDEN Haberleri

YUKARI