Bugun...



İbrahim Gövcecik; Bu uygulama kalkmalıdır! dedi.
Tarih: 18-04-2019 10:01:51 + -


Zihniyetimizdeki ve sistemimizdeki hantallık bazı başarılarımıza gölge düşürüyor.

facebook-paylas
Tarih: 18-04-2019 10:01

İbrahim Gövcecik; Bu uygulama kalkmalıdır!  dedi.

İdari Sistemimiz

 

Şimdi size 'seçim sonuçlarına yapılan itirazların ve İstanbul sandık sayma günlerinin yegane sorumlusu muhtarlardır' desem gülersiniz!


Siz gülmekte, ben de söylemekte haklıyım. 


Bu muhtarlık müessesesi var ya işte o uygulama, vatandaşını takip edebilme kabiliyetinden mahrum olan idari sisteme sahip olan bir ülkenin  yegane açmazıdır. 


Bu uygulama kalkmalıdır! 


Yazıyı okuyanların tekrar gülümsediklerini hisseder  gibiyim. Muhtarlar kusura bakmasınlar, onların fonksiyonlarını küçümsemiyorum. Mevcut idari sistemimizde büyük bir boşluğu dolduruyorlar
Onlar olmasa, ikamet belgesini bize kim verecek? 
Onlar olmasa, sosyal devletimizin(!) sosyal yardımlarını kimin hak kazanıp kazanmadığını, sosyal yardım kurumlarımıza kim bildirecek? Sokata yanmayan ampulleri, elektrik idarelerine ve belediyeye kim haber verecek?
Onlar olmasa seçmen kütüğünün listesini kim kontrol edip, seçmenin yerini bildirecek?
Onlar olmasa köyleri kim yönetecek?


4541 sayılı Muhtarlık Selahiyet Kanunu'nun dışında, bir de kanunda yazılı olmayan geleneksel görevleri var muhtarların, bunu belirtmeye gerek duymuyorum. 


Konunun orta yerine muhtarlık kavramını koydum ama esas mevzuu, idari sistemimizdeki hantallıktır.

 

İşye bu hantallıktan, iyi niyet sahibi olmayan her insan, her konuda istismara yelteniyor. Sanırım geçen yazımda da bunu belirtmiştim. Oturmuş bir vatandaş takip sistemimizin olmaması, özellikle seçimlerin istismarına kolaylıklar sağlıyor. 


Ülkemiz insanı, internet kullanımında maşallah Avrupa birincisi.

Devletimiz de buna paralel olarak zaman zaman internet kullanımında atılımlar yapıyor. Bazıları -FATİH projesinde olduğu gibi- sonuçsuz kalıyorsa da vatandaşa bayağı kolaylık sağlıyor. 'e-devlet' uygulaması gibi.

İnternet kullanamayan kuşağın azalması, kullananların çoğalmasından hareketle, dijital uygulamalara yönelip, devlet vatandaşını takip edebilmeli. Hepimizin bir 'vatandaşlık numara'mız var. İşte o numaraya devlet, vatandaşının, devleti ilgilendiren her türlü bilgisini yüklemeli. Son çıkan yasa gereği, ikamet ve taşınma sonucu adres bildirimini sadece devlette görevli vatandaşına değil, herkese zorunlu kılmalı. Vergi dairesiyle koordineli olarak, her sınıftan vatandaşının gelir gider durumunu takip edebilmeli.

Adalet bakanlığı ile  koordineli olarak vatandaşının yasal durumu hakkında bilgi sahibi olmalı. Bütün bunlar, üçüncü şahıslara karşı, kişilik haklarının devletin koruması altında olmasına itina göstermeli. 


Örneğin Hollanda'da 20 martta eyalet meclisi seçimleri yapıldı. Ülkede seçme ve seçilme hakkına sahip her ferde bir seçim kartı yollandıBu kartlar barkodlu ve seri numaralı idi. Seçmen, oyunu kullanmak isterse bu kartta yazılı olan sandığın adresine gidiyor, kimliğini ibraz ederek oyunu kullanıyor. Oy kullanma sırasında belki pusula geçersiz olabiliyor ama, sandıktan kesinlikle mükerrer oy çıkmıyor.

Burada bize göre enteresan olan bir nokta da, bu seçmen davetiyesiyle vekalet verme hakkının var olması! Seçmen isterse davetiyesinin arka kısmını doldurarak, kimliğinin fotokopyası ile bir kişiye vekalet veriyor. Vekil de yeterli belgeleri ibraz ederek başkasının yerine oy kullanıyor. 
Burada, vekil olanın, demokratik olgunluk ve sorumluluk duygusunun yukarılarda olması gerekiyor. Vekalet uygulaması belki bu durumda bizde pek işlemez ama, 'seçmen davetiyesi' uygulamasını, en azından yıllarca muhtara maaş vermek ve onu olağanüstü bir sorumluluğun altına koymak yerine, vatandaşlık takip sistemi sayesinde uygulamaya sokarak, daha kontrollu hale getire biliriz. 
Yani idari sistemimizi, bir çok yetkiyi belediyelere vererek daha işler hale getirmek mümkündür. 
Anlatmaya çalıştığım konuların bazıları mevcut yasalarımızda yer alıyor. Ancak seçim sistemimiz bu yasalarda yer alan uygulamalardan nasibini alamıyor olsa gerek.

Son yapılan seçimdeki açmazlar da bunu kanıtlıyor. Genel veya lokal olarak bu açmazların suistimal edildiğini millet olarak, özellikle İstanbul'da izledik. Demek ki geçtiğimiz her seçim döneminde aynı olaylar yaşanmış. Yönünü batıya ve demokrasiye döndermiş bir ülke olarak, seçimlerdeki katılım nisbetiyle Avrupa'ya örnek olduk. Ortadoğu ülkelerine de her ne kadar umut oldu isekte, İstanbul seçiminin yurt içindeki tartışmaları, hem batı, hem de Ortadoğu ülkelerine hakkımızda iyi mesajlar vermedi.

 
Zihniyetimizdeki ve sistemimizdeki hantallık bazı başarılarımıza gölge düşürüyor. 


Bir an önce idari sistemimizi ve seçim sistemimizi milli bir mutabakatla gözden geçirip, modern hale getirmek zorundayız. Yoksa 4 yıl sonra aynı sıkıntıyı tekrar yaşayacağız.
Her seçim döneminde, zamanımızı ve enerjimizi ülkemize harcayamıyoruz. Devletlerin ve devlet adamlarının boşa geçirecek bir dakikaları bile yoktur.

 






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNCEL Haberleri

YUKARI