Bugun...



GÜZEL İNSAN BÜYÜK ŞAİR ABDURRAHİM KARAKOÇ
Tarih: 07-06-2018 09:58:58 Güncelleme: 07-06-2018 10:09:58 + -



facebook-paylas
Tarih: 07-06-2018 09:58

GÜZEL İNSAN BÜYÜK ŞAİR ABDURRAHİM KARAKOÇ

 

Sayın okurlarım, öncelikle Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize / üzerimize olsun; Allah’tan sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

 

Bu yazımda vefatının sene-i devriyesi hasebiyle güzel insan, büyük şair merhum Abdurrrahim KARAKOÇ’tan söz edeceğim, şiirlerinden (Dua ve Bayramlar Bayram Olsun 1, 2, 3, 4, 5, 6) paylaşacağım.

 

ABDURRRAHİM KARAKOÇ (7 NİSAN 1932 – 7 HAZİRAN 2012)

 

 

7 Nisan 1932 tarihinde Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü (Cela) köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşlarda şiire merak sardı. Bu, aileden gelme bir merak diyebiliriz. Çünkü dedesi, babası ve kardeşleri de şairdirler.

 

İlk yazdığı şiirleri 2 kitap oIacak hacimde iken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazdıklarını 'Hasan'a Mektuplar' ismi altında 1964 yılında 10.000 adet bastırdı. FEDAİ yayınları arasında çıkan bu eser kısa zamanda tükendi ve 2. baskısını yine 10.000 adet bastırdı. 1958 yılında buIunduğu kasabada belediye mesul muhasibi olarak memuriyete girdi.1981 yılı Mart ayında emekli oldu.

 

Serdengeçti, Töre-Devlet, Ocak, Yeni Düşünce, Yenisey,Alperen yayınları oIarak şimdiye kadar 12 şiir kitabı, bir tane de makalelerinden derlenen nesir kitabı çıktı. 1985 yılından sonra gazetecilik yaptı. Bir ara politikaya girdi ve ayrıldı. Niçin girip, niçin ayrıldığını bir röportajda şöyle cevaplandırdı: 'Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım'. 30 yılı aşkın bir zaman içinde kitapları baskı üstüne baskı yenilemektedir. Bilhassa 'Vur Emri' adlı kitap günümüz şairlerinin hiç birisine nasip olmayan kabulü görmüştür. 7 Haziran 2012 tarihinde Hakk'a yürüdü, kabri Ankara Keçiören Bağlum’dadır (Allah rahmet eylesin -amin).

 

ESERLERİ

Hasan'a Mektuplar (1965) El Kulakta (1969) Vur Emri (1973) Kan Yazısı (1978) Suları Islatamadım (1983) Beşinci Mevsim (1985) Dosta Doğru(1994) Akıl Karaya Vurdu (1994) Yasaklı Rüyalar (2000) Gökçekimi (2000) Gerdanlık-I (2000) Gerdanlık-II (2002) Gerdanlık-III (2005) Parmak İzi (2002) Düşünce Yazıları, Çobandan Mektuplar(Deneme)

 

ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

 

DUA

Senin ak alnından gök gözlerinden Önce dallar sonra yapraklar öpsün. Eğilsin yıldızlar tutsun elinden Gecelerden sonra şafaklar öpsün.

 

Aşk diyorlar en mukaddes hayale Ve sen de düşesin o sonsuz hale Hazdan dudakların olsun bir lale Güller, karanfiller, zambaklar öpsün.

 

Sende kemal bulmuş renk, şekil, biçim Yaşamanın öz suyusun bir içim Olanca suların sağlığı için Seni her gün göller, ırmaklar öpsün.

 

Kumral saçlarında nisan yağmuru Yazın ak yüzünden gölgenin moru Ağzından en serin, hem de en duru Kayalardan akan kaynaklar öpsün.

 

Çimenler okşasın ayaklarını Çiçekler koklasın parmaklarını Ben öpmeden önce yanaklarını Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün.

 

Kıskançlık çakılı kazıktır serde Bölünsün bu rüya en tatlı yerde Seni canlı kullar öpmesinler de Kefenler sarılsın, topraklar öpsün.

 

* * * * * * *

 

BAYRAMLAR BAYRAM OLA -1

Güneş yükselmeden kuşluk yerine

Bir adam camiden döndü evine

Oturdu sessizce yer minderine

 

Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı

Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..

 

Eli öpüldükçe içi burkuldu

Konuşmak istedi, dili tutuldu

Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu

 

Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı

Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..

 

Düşündü kış yakın, evde odun yok

Tenekede yağ yok, çuvalda un yok

Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok

 

Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını

Adam “evet” dedi, sıktı dişini..

 

Çalışsa ne iş var, ne cepte para

Dağ oldu içinde büyüyen yara

Dikti gözlerini karşı duvara

 

Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı

Adam “öyle” dedi, bağrında sızı..

 

Döndürse yönünü herhangi dosta

Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta

Aylar, yıllar, günler erirken yasta

 

Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı

Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı..

 

* * * * * * *

 

BAYRAMLAR BAYRAM OLA -2

Ana, bu bayram mı? . Aman çok ayıp

Çocukken gördüğüm bayramlar hani?

Mübarek elleri öpüp, koklayıp

Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?

 

Hani ya o özlem, hani ya o tad?

Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat

Haftalar öncesi her gün, her saat

Babamdan sorduğum bayramlar hani?

 

Nur yağan geceler, gündüzler nerde?

Neşe paylaştığım öksüzler nerde?

Dost yollar, dost evler, dost yüzler nerde?

Huzura erdiğim bayramlar hani?

 

Kar çiçeğim solmuş kar yatağında

Can verir ırmağın dar yatağında

Arife gecesi yer yatağında

Üstüme serdiğim bayramlar hani?

 

Bayram demek takvimdeki yazı mı?

Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?

Açıp yüreğimi, yumup gözümü

Özüne girdiğim bayramlar hani?

 

Bayram af günüdür, barış günüdür

Bayramlar rahmete giriş günüdür

Bayram, Hak menzile varış günüdür

Gönlümü verdiğim bayramlar hani?

 

* * * * * * *

 

BAYRAMLAR BAYRAM OLA -3

Kalkarım her sabah kötü bir günde

Yüreğim zindanda, sevgim sürgünde

Engeller yol vermez, gelemem oğul!

 

Taşırım başımda başıboşları

Konuşur karşımda mezar taşları

Diriler dil vermez, bilemem oğul!

 

Tecellim çiledir, çeker giderim

Gözyaşı selinde akar giderim

Dostlarım el vermez, kalamam oğul!

 

Hasretim göl göldür, hicranım nehir

Toprağım kor ateş, havam som zehir

Arılar bal vermez, alamam oğul!

 

Ben aşka koşarım, aşk beni vurur

Yaklaştığım deniz içimde kurur

Bahçeler gül vermez, gülemem oğul!

 

Bayramlar kurşundur, canımda kalır

Yazdığım tebrikler yanımda kalır

Postacı pul vermez, salamam oğul!

 

* * * * * * *

 

BAYRAMLAR BAYRAM OLA -4

Yağma var yukarı katta

Benim canım çıkar altta

Çabalarım, akar terim

Allah kerim.

 

Zulüm köklendi, dallandı

İşkenceler “yasal”landı

Küfür içer, zılgıt yerim

Allah kerim.

 

Yokluk kırıyor dizimi

Zamlar güldürür yüzümü(!)

Sıkıntıdan kalkmaz serim

Allah kerim.

 

Bayram gelmiş.. gelir belki

Ben tebrik-mebrik bilmem ki

“Bayram bayram ola” derim

Allah kerim.

 

* * * * * * *

BAYRAMLAR BAYRAM OLA 5

Giden Bayramlardan almadık bir tad

Gardaş bu senenin bayramı nasıl?

Şenay’larda bayram her gün, her saat

Elif’in, Döne’nin bayramı nasıl?

 

İçinde boğulduk derdin, acının

Uykusu bitmedi şeyhin, hacının

Üç gardaşı şehit veren bacının

Oğulsuz ananın bayramı nasıl?

 

Neşe topuğumda, elem boyumda

Sen çoğunu anla, ben az deyim de

Kim öldü, kim kaldı garip köyümde

Ya bizim hanenin bayramı nasıl?

 

Dert deşmek değildir gayem, niyetim

Düşündükçe sızlar kemiğim, etim

Gelini dul kalmış, torunu yetim

Ak saçlı ninenin bayramı nasıl?

 

Hangi eller sürer suçluyu suça

Güdümlü başların destesi kaça

Kimler zorlanıyor gönülsüz göçe

Boş kalan binanın bayramı nasıl?

 

İşkence altında ezilir canlar

Masum yiğitlerle dolu zindanlar

Ses verin mezardan ulu sultanlar

Yusuf-u Kenan’ın bayramı nasıl?

 

Bizden sandığımız bize yabancı

Görünen simalar göze yabancı

Kabukta bayram var, öze yabancı

Söyleyin, mânânın bayramı nasıl?

 

Sabahtan haber yok, ufuklar kara

Semerkant kan ağlar, yanar Buhara

Keşmir, Kâbil, Kerkük hasret bahara

Kudüs’ün, Sina’nın bayramı nasıl?

 

Ayşe’nin bayramı gözyaşı, firak

Sultan’ı derdiyle baş başa bırak

Sormadan geçemem, etmişim merak

Nükhet’in, Nana’nın bayramı nasıl?

 

Mücahit, maddeye yapar akını

Devrimci, soygundan tutar yükünü

Biz toprağa verdik Hikmet Tekin’i

Kotil’in, Zana’nın bayramı nasıl?

 

Doğduğundan beri çamlar deviren

Ekranda iftira, yalan savuran

Salyası, ülkeyi göle çeviren

Boynuzlu dananın bayramı nasıl?

 

* * * * * * *

 

BAYRAMLAR BAYRAM OLA -6

Âlem-i İslâm’a rahmet su gibi

Aksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

Evleriniz cennet kokusu gibi

Koksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Zindan “medrese”dir, gam yayla size

Farkı yok bin yılın bir ayla size

Melekler yukardan gıptayla size

Baksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Uygur, Kazak, Kırgız, Azerî’nizden

Gitmesin gardaşlık nazarınızdan

Zalimler, zulmünü üzerinizden

Çeksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Süleyman esir de, Simon neden hür?

Hiç durma dünyanın yüzüne tükür..

Müslümanın sesi münafıktan gür

Çıksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Serilsin gönüller döşek misali

Patlasın sevgiler fişek misali

Hakikat, durmadan, şimşek misali

Çaksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Haksızlık almasın Hak’kın yerini

Aşsın boyunuzdan aşkın derini

Kimi gözyaşını, kimi terini

Döksün, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Kök bir, dallar ayrı ki, İslâm bir gül

Afganistan bir gül, Türkistan bir gül

Vahdet bahçesine her insan bir gül

Diksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Mağdurlar, mazlumlar ersin felaha

Vuslata varanlar varsın bir daha

İrfan tohumunu gece, sabaha

Eksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Kandır zalimlerin zulüm çiçeği

Öldürür cehalet, ölüm çiçeği

Gençler yakasına ilim çiçeği

Taksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Şehide toprağın hürmet-i aşkı

Anadan fazladır şefkat-i aşkı

Rab’bim yüreklere ülfeti, aşkı

Soksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Hazreti Resül’ün nurlu katına

Gitmek isteyenler binsin atına

Küfrün saltanatı yerin altına

Çöksün, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

 

Ne makam, ne para, ne senet, ne çek…

“Kurtuluş İslâm’da” vallahi gerçek

Bu mübarek sevda bizleri tek tek

Yaksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri

YUKARI