Bugun...



Elbistan MEYDAN FUKARASI bir Anadolu şehridir.
Tarih: 06-06-2019 11:52:46 + -


Elbistan halkının büyük bir beklentiyle seçtiği kadrodan kalıcı, iz bırakıcı, kullanışlı, göz ve gönül dolduran çalışmalar bekliyoruz.

facebook-paylas
Tarih: 06-06-2019 11:52

Elbistan MEYDAN FUKARASI bir Anadolu şehridir.

Eğitimci yazar İbrahim Gövceceik Elbistan meydanlarını yazdı;

 

Bu gün ramazan bayramının son günü. Herkese tekrar mübarek olsun.

Allahım hak eden kullarına tekrarını nasip eylesin. Bir meşakkatin ardından mütevazi bir bayram yapmak güzel bir  duygu. Hele bir ay  oruç tutup, midemizle beraber, dilimizi, elimizi, gözümüzü de oruca gark eyledi isek, bayramı hak ettik demektir. 
"Asıl oruç, ramazandan sonra başlar" diye bir söz vardır. Allah herkesin nefsine yıl boyu oruç tutturma feraseti ihsan eylesin. 
Bu yazımda ne orucun faziletinden na de bayramın edasından bahsetmek değil maksadım. Maksadım bu olsa da, ahkam keseceğim bir konu değil dini konular. Bu konuda haddimi bilirim. Zaten yazsam da okuyucumuz ve okuyanımız az oluyor!!

Okumuyoruz...


Ancak "bayram" dendi  mi aklıma hemen birlik, beraberlik, bir araya gelme, coşku ve toplantı geliyor. Bizim çocukluğumuzda, belli bir bayram yerimiz yoktu. Çarşıdaki 'darabası' (kepengi) kapalı dükkanların önleri öbek öbek bayram yerimizdi. Şekerin her türlüsü, çatapatın en alası  açık olan bir kaç bakkalda satılır, bayram harçlığını alan çocuk, buralarda paracıklarını havaya savururlardı.


Memleketimiz Elbistan, şimdilerde olduğu gibi eskiden de geniş bir alana, meydana sahip bir yerleşim yeri değildi. Merkezi bir yerde büyük bir alanımız olmadığı için, eğlence parkı kurulacak düzenli bir yerimiz de yoktu.

Cambazlar kıyıda köşede tozun yoprağın arasında kalan boşluklara gelirdi. Bir de 'bayram' dendi mi aklıma, çocukluğumun heyecanla dolu olduğu, herhangi bir anında öne çıkıp kendimi göstemek için can attığım ulusal bayramlar gelir.

Elbistan, ulusal bayramlar için de yeterli bir alana sahip değildi.

Ta ki Oruçoğlu Stadı(!) yapılana kadar ulusal bayramlar, şimdiki  ve eskiden de olduğu gibi belediyenin önündeki Cumhuriyet Meydanı'nda yapılırdı.

Bayrama katılan protokol ve öğrenciler omuz omuza sıkışa sıkışa yer bulurlardı bu alanda. Oruçoğlu Stadı yapıldı da Elbistan bayram yeri sıkıntısından bir nebze kurtuldu. Ancak Elbistanımız, tüm halkıyla dikkat çekileceği, bir araya gelebileceği, bir siyasi veya ulusal mitinge ev sahipliği yapacağı bir meydandan çok yoksun.

 

Kısacası Elbistan MEYDAN FUKARASI bir Anadolu şehridir.


Elbistan tarihi ile ilgilenen dostlarım bu şehri "kadim şehir" olarak sıfatlandırırlar.

Ne varki yerleşim düzeni ve ortak kullanım alanlarına bakınca ortada bir kadimlik göremiyorum.

Çünkü kadim şehirlerin hepsinde geniş bulvarlar ve geniş alanlar mevcut. Ama şehrimizde mevcut olan meydanlar,  kadim bir şehirden ziyade, orta halli bir kasbanın bir boşluğuna benziyorlar. Bundan bir kaçyıl önce yaz tatilimde, çevre konusunda bir miting düzenlenmiş ve mitinge ben de katılmıştım. Şehrimizin en büyük meydanı olan Karaoğlanoğlu Meydanı  iki yüz kişilik katılımcıyla dolmuştu.

 
Yani, Karaoğlanoğlu meydanı bu haliyle bir açık alan mı, bir dönel daireli trafik düzenlemesi mi, oturup soluklanacak bir park mı yoksa ortasında dikili duran muhteşem bir tarihi esere(!) bir saat kulesine ev sahipliği yapan bir meydan mı belirsiz. 


Geçen gün yerel bir basın kurumunda bu meydanda bakım ve temizlik çalışmaları yapıldığına dair bir haber okudum, hemen aklıma 'esas temizliğe ortasındaki garabetten başlamak' gerek diye bir cümle takıldı!

Sözde, İstiklal Madalyası'nı sembolize eden konstrüksiyon, illa ki olması gerekiyorsa, daha özgün ve sanat değeri taşıyan bir hale getirilmeli. Bir kere yapılmalı ve yüzyıllara meydan okumalı. 


Sayın belediye başkanı ve yetkili organları, bu meydandaki keşmekeşi ve garabeti gözlemleyip aksaklıkları görmek yarım saatınızı almaz.

Çıkın hemen yanıbaşındaki  vergi dairesinin bir penceresinden bir çeyrek saat izleyin, bir de il olmaya sürekli namzet olan kentinizi düşünün, Elbistan'ın bir peyzaj ve alan garibi olduğunu hemen anlarsınız.

Şehrimiz hem Karaoğlanoğlu Meydanı hem de Cumhuriyet Meydanı'ndaki düzensizliğe hiç layık değil. Her iki meydanın trafik düzenini işaretleyen kurum tarafından da hor ve düşüncesizce kullanıldığını görürsünüz.

Her iki meydanda da yaya,  yani insan unsuru uygulamada yok sayılmış.

Alanın genişletilmesi konusunda istimlakler yapılmalı diyeceğim ama, bu o bölgedeki emlak spekülasyonuna ters olacağı için,  meydan kendi içinde genişletilmeli diyorum.

Önce, Karaoğlanoğlu Meydanı'ndaki o kalabalık ve hiç bir işe yaramayan peyzaj çalışması süpürülüp atılmalı. Oto parkları kaldırlmalı. Ortadaki sembol, göze ve dimağa, daha çok yöresel çağrışımlar yapacak bir sanat eseri ile değiştirilmeli.

Meydanın tamamının trafiğe kapatılması, oraya akan trafiği arka sokaklarda daha az maliyetli istimlaklerle açılacak alternatif by-pass artellere kaydırmalı.


Böyle bir çalışma, hem o yöredeki esnafa hem de şehre soluk aldırır.


Benzer çalışma Cumhuriyet Meydanı'nda da yapılmalı. Trafik işaretlenmesi uzmanlara bırakılıp yeniden düzenlenmeli.

Belediye binası tamamen oradan kaldırılarak, şehrimize yeni bir nefes alma merkezi, gençlerin bireysel ve serbest spor etkinliklerini yapabilecekleri bir meydana dönüştürülmeli.


Batı ülkelerinde irili ufaklı her türlü meydan, insanların cazibe merkezi olarak kullanıma açılır. Resim sergisinden, pazar yerine kadar farklı amaçlarla kullanılabilir bir haldedirler. Meydanlar, adeta şehirlerin kalbi gibidirler.

Yedi yirmidört faaldirler.


Şehre gelen bir yabancı, şehrin tarihi ve sosyal yapısıyla ilgili ilk izlenimlerini meydanlardan edinirler. 
Ayrıca meydanlar, olağanüstü durumlarda, (doğal afetler gibi) halkın güvenli bir şekilde ve en az zaman kaybıyla toplanacakları bir işlevi de görmeli. Buradan hareket edildiği zaman, Elbistanımıza iki değil daha çok açık alan yapılmalı.

Yeni imar düzenlemesiyle inşallah bu konu düşünülmüştür.

Aksi halde, biraz incelense, Elbistan'ın  bu konuda da sınıfta kaldığını ve gerçekten MEYDAN FUKARASI olduğunu görürüz.

Örneğin Şehrin ortasındaki Atatürk İlköğretim Okulu'nun öğrencilerinin bir afet halinde binayı boşaltıp, binaya yeterli uzaklıkta olması gereken bir açık alanı yok.
Görülüyorki, bir şehre hizmet, rutin temizlik ve bakım işlerinin daha ötesinde bir çalışma gerektiriyor. Sürekli genişleyen, nüfusu artan şehrimize, yapılacak ve oluşturulacak meydan ve boşluklar moral olarak da halkı rahatlatacak.


Elbistan halkının büyük bir beklentiyle seçtiği kadrodan kalıcı, iz bırakıcı, kullanışlı, göz ve gönül dolduran çalışmalar bekliyoruz.
 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNCEL Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI