Bugun...



Dünya kadınlar gününü ilk komünistler mi kutladı
Tarih: 08-03-2019 10:22:42 + -



facebook-paylas
Tarih: 08-03-2019 10:22

Dünya kadınlar gününü ilk komünistler mi kutladı

Ahmet Pamuk 8 mart dünya kadınlar gününü yazdı

 

8 Mart ya da Emperyalist-Komünist Dayanışması

 

 

Tarihin kaydettiği bazı trajediler zaman içinde, mağdurlarının sonraları kendini sosyalist, komünist vs. gibi adlandırmalarına ve üzerinden rant sağlayanlarınsa emperyalistler olmasına evirilmiştir.

 

8 Mart 1857’de New York’ta tekstil işçisi kadınlar, 16 saatlik çalışma saatleri, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları sebebiyle greve çıktı. Bu grev, ABD’deki işçi mücadelesinin önemli eylemlerinden biri oldu. Kadınların ayaklanmasıyla büyük bir işçi dayanışması doğdu. 8 Mart tarihçelerinde, karşımıza çıkan pek çok kaynakta 1857 yılında meydana gelen bir yangında, greve çıkan kadınların fabrikaya kilitlenmesi nedeniyle hayatını kaybetmesinden söz edilir.

 

Amerikan yangın tarihi incelenirse, sanayi üretiminin başlangıcından itibaren çok sayıda fabrika yangınına rastlanıyor. Bu yangınlar içerisinde, tarihçede anlatıldığı gibi, bir grev ve kapıların kilitli olmasıyla örtüşen tek yangın 1911 yılında Triangle Gömlek Fabrikası'nda çıkıyor...

 

Yirminci yüzyılın başında, giyim endüstrisi New York'un en çok işçi istihdam eden sektörüydü. 1908 ekonomik krizinden sonra ücretler epey düşmüş, kullanılan iğne-iplik, elektrik ve oturulan sandalyelerin ücreti işçilerden kesilmeye başlamıştı. 65 saate varan haftalık çalışma süreleri bazen 75 saate çıkıyordu, haftalık ortalama ücret ise 5 Dolar'dı.

 

Triangle fabrikasının sahipleri Harris ve Blanck, sendika karşıtı tutumlarıyla tanınıyordu.1909 sonbaharında 150 sendikalının işine son verilmişti. 22 Kasım 1909'da, İLGWU'ya bağlı Local 25 Sendikası, genel grev çağrısı yapar. 25 Kasım 1909'da yaklaşık 40 bin işçiyi istihdam eden, New York ve civarı, Philadelphia ve Baltimore'dan 600 gömlek fabrikasında çalışan, yüzde 80'i kadın, 20 bin gömlek işçisi greve çıkar. Temel talepleri, alt işveren (o dönemdeki taşeronluk) uygulamasına son verilmesi; 52 saatlik çalışma haftası; günlük ücretsiz fazla mesainin 2 saati aşmaması; ücretlerde yapılan malzeme ve elektrik bedeli kesintilerine son verilmesidir.

 

ABD tarihi belgelerinde "en büyük kadın grevi" olarak adlandırılan grev, Şubat 1910'da sona erer. Çoğu talepleri kabul edilir. Sadece bir şirket sözleşme imzalamayı reddeder: Triangle Gömlek Firması...

 

Takvimler 1911’in 25 Mart’ını göstermektedir. Asch binasının son üç katında faaliyet gösteren Triangle Gömlek Firması’nda sönmemiş bir sigara izmaritinden kaynaklandığı tahmin edilen yangın, sekizinci katta başlar. Kağıt ve kumaş artıklarıyla dolu olan atölyede yangın hızla yayılır ve önce dokuzuncu katı sonra onuncu katı sarar. Ne olup bittiğini anlayamadan kaçışmalar başlar, asansörlere, yangın merdivenlerine koşulur. Ancak sadece bir asansör çalışır haldedir ve yangın merdivenlerine açılan kapılar kilitlidir. Zaman alevlerden yanadır... Hayatını kaybeden 146 kişiden 129’u kadın, bunların 48’i sendika üyesidir. Yangında bu kadar çok kayıp verilmesi fabrika sahiplerinin iş çıkışı hırsızlığa karşı çantaları daha kolay kontrol edebilmeleri için asansör sayısını bire indirmelerine, izinsiz dışarı çıkmalarını önlemek için yangın merdivenlerine açılan kapıları kilitlemelerine bağlanıyor.

 

5 Nisan’da 80.000 bin kişilik bir cenaze yürüyüşü düzenlendi. Kadın Sendikalar Birliği ve Local 25 Sendikası matem yürüyüşünü protestoyla birleştirdi. Yüzbinlerce işçi o gün iş bırakarak protesto yürüyüşüne katıldı.

 

 

1910 yılında II. Enternasyonal, Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplandı. Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oy birliğiyle kabul edildi. Dünya Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911’de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de anıldı. Gösterilere yüz binlerce kadın katıldı, oy verme, seçme seçilme, meslek edinme ve mesleki eğitim görme hakkı istedi. Rusya'daki kadın eylemlerinin başlangıcı, Jülyen takvimine göre 23 Şubat'tı. Dünya genelinde daha yaygın biçimde kullanılan Miladi takvimde bu tarih 8 Mart'a denk geliyordu. 8 Mart’ı 8 Mart yapan günlerden biri olarak kabul edilir. İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da düzenlenen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti.

 

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde 8 Mart anmaları yasaklandı. 60'lı yılların sonunda ABD'de de anılmaya başlandı ve daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. BM tam 66 yıl sonra 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti.

 

Ülkemizde ise 8 Mart ilk kez 1921’de komünist kadınlar tarafından Ankara’da bir bağ evinde düzenlenen toplantıda anıldı. Ancak 54 yıl boyunca tekrarlanmadı. 1975’te Ankara ve İstanbul’da İlerici Kadınlar Derneği'nin girişimiyle 8 Mart ilk kez kamuya açık olarak 400-500 kadının katılımıyla kutlandı. Ne var ki 12 Eylül askeri darbesi ile birlikte ülkedeki tüm toplumsal muhalefet olduğu gibi kadın örgütlenmeleri de yasaklandı. Dört yıl süreyle kitlesel bir anma yapılamadı.‘80’li yılların ortasından itibaren evlerde toplanmaya başlayan ve taleplerini sokağa da taşıyan kadınlar çeşitli kampanyalar etrafında örgütlendiler. ‘90’lı yıllardan itibaren ise 8 Mart’lar daha geniş katılımlarla anılmaya başlandı.

 

Ve gelinen noktada, referansını batıdan alarak Müslüman milletlerin sırtına indirilen kırbaçlardan biri olan bu konu da kutlamalar artarak devam ediyor. Batının trajedilerini 6284 benzeri yasalarla bu millete adeta bir deli gömleği gibi giydirmeye çalışmak, kadın hakları üst başlığı altında, kadından başka tüm canlıları zalim ve haksız göstermek, kadını sürekli mağdur ve mazlum göstererek bunun üzerinden bir takım örgütlenmelerin rant sağlamasına sebebiyet vermek, bu yolla aile kavramının yok edilmesine çanak tutmak, kaynağını bin beş yüz yıl evvelinden alan İslam nurunun milletimizin geleneklerine yansıyan şuur duvarına toslayacak nafile çabalardır.

 

Yukarıda anlatılan olayların zerresinin dahi bu milletin tarihinde vuku bulmadığı herkesin malumudur.

 

O halde nedir 8 mart?

 

Kendi toplumsal yapısını kendi eliyle mahvetmiş ve kendini sağcı, solcu, komünist, kapitalist diye tanımlayarak güya algı manipülasyonu yapan tüm batılıların emperyalizm şemsiyesi altında İslam Dünyasına çektiği bir başka operasyonun adıdır.

 

Baki muhabbetle…

 






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNCEL Haberleri

YUKARI