Bugun...



Başımızı iki elimizin arasına alıp şu soruyu soralım
Tarih: 25-03-2019 22:16:43 Güncelleme: 25-03-2019 23:47:43 + -



facebook-paylas
Tarih: 25-03-2019 22:16

Başımızı iki elimizin arasına alıp şu soruyu soralım

Eğitimci yazar Mehmet Günalmış'ın, 31 Mart yerel seçimlerinde Elbistan'ın Mahir Ünal'la neden yol yürümesi gerektiğini anlatan yazısı:

 

 

SU AKARKEN TESTİYİ DOLDURMAK

 

            Elbistan, tarihinin en önemli seçimlerinden birini yaşayacak. Türkiye, başkanlık sistemine geçmiş, hükümeti kurma görevini halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’na vermiş. Kabinedeki bakanlar milletvekili değil. Böyle mühim değişikliklerin yapıldığı dönemde bırakın bakanları, Cumhurbaşkanı’nın yanı başındaki en önemli aktörlerden biri, ilçemizin öz evladı liyakat sahibi Mahir Ünal'dır. İşte 31 Mart seçimlerinin ehemmiyeti, sahip olduğumuz bu fırsattan ileri geliyor.

 

          Başımızı iki elimizin arasına alıp şu soruyu soralım: Böyle bütünleştirici, memleket sevdalısı bir milletvekili bir Kayseri’nin, Gaziantep’in, Malatya’nın elinde olsaydı bu şehirlerin ahalisi ne yapardı? Ben de düşündüm sizinle beraber ve cevabı buldum: Kayıtsız şartsız Mahir Ünal’ı lider olarak kabul eder, peşinden giderdi. Bunu yaparken de şahsî hesaplarından tamamen arınarak “önce memleketim” derlerdi. Zira memleket topyekûn kazanırsa fertler de bu kazançtan istifade eder.

 

 

 

            Mahir Ünal vazgeçilmez değildir mi dediniz? Bakın bu dediğiniz doğru. Basmakalıp olacak ama mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez gören insanlarla doludur. Fakat bugünkü şartlarda sizin gibi düşünmüyorum. Kendisi için de bizim için de bir fırsat olan pozisyonunu kafa kafaya verip değerlendirmeliyiz. Ne o hayatı boyunca milletvekili kalacak ne de biz ilanihaye Mahir Ünal’a tabi olacağız. Hem o kaderin bir hediyesi olan pozisyonu sayesinde memleketine hizmet etmenin hazzını duyacak hem de biz doğru bir geleneği başlatmış olacağız. Elbistan, siyasetçisiyle bütünleştiğinde elde ettiği kazancı görecek ve bir siyasî kültür yerleşecek.

 

          Elbistan, devlet imkânlarından hiçbir zaman bu dönemdeki kadar büyük pay almamıştır. Mahir Ünal, Kahramanmaraş’ın merkezî bütçeden aldığı payı katbekat artırmış; bu durum diğer bölge milletvekillerini fena hâlde kıskandırmıştır. Elbistan da bu pastanın en büyük dilimini alarak hem il merkezindeki siyasî aktörleri hem de diğer ilçeleri öfkelendirmiştir. Yapılan okullara, hastanelere ve diğer kamu binalarına bakarsanız tespitlerimin reklam değil, gerçeğin ta kendisi olduğunu tasdik edersiniz. Kulak asmayın muhalefetin, yapılan eserleri “beton” diyerek küçümsemeye çalışmasına. Bugünün şartlarında kerpiç okul binaları yapacak değiliz herhâlde.

 

 

          Bu kadar köklü ve zengin bir tarihe sahip Elbistan’a, zamanın şahitliğini yapan kültürel motiflerin işlenmesi yıllardır niye düşünülmedi? Mahir Ünal’ın bu meseleyi çok önemsediğini, her fırsatta dile getirdiğini görüyorum. Ulu Cami ve Kale merkez alınarak şehrin tarihî hafızasına uygun bir çalışmanın yapılacağını okuyorum yerel medyadan. Elbistan gibi hakikaten nevi şahsına münhasır bir şehrin tarih ve kültür sahasında böyle cılız kalması kabul edilemez. Mahir Ünal’ın Himmetbaba Camii, Selçuk Hamamı ve Kızılcaoba Mahallesi’ne dair düşünceleri de bir Elbistanlı olarak beni heyecanlandırdı. Niye hep başka şehirlerin mazilerinden bugüne taşıdıkları güzelliklere hayranlık duyalım da kendi memleketimizin tarihî kimliğini ihmal edelim? Mahir Ünal’ın bu vizyoner tespitlerini ve projelerini canı gönülden destekliyorum.

 

 

 

            Şimdiden sonra neler yapılabilir? Elbistan hakikaten inkişaf etmeye çok uygun bir şehir. Neden bizim şehrimizin de bir hafızası, hatırası olmasın? Ulu Cami çevresine güzel bir dokunuş fena mı olur? Kale, Konya’daki Alaaddin Tepesi benzeri bir güzellikle taçlandırılabilir mesela. Himmetbaba Camii’ni merkeze alan güzel bir vakıf binası yapılabilir. Kızılcaoba evleri korumaya alınarak Safranbolu evleri gibi, ecdadımızın hatıraları olarak ayağa kaldırılabilir. Hele hele Ceyhan nehri… O mübarek akış üzerine yazılabilecek bir dolu şiir var daha. Bu şiirlerin ilham kaynağı olabilecek her zahmetin başımızın üstünde yeri olmalı.

 

 

            Mahir Ünal ve Elbistan bir iş kazası yaşadı. Devrik başkan maalesef şehrimize büyük fenalıklar yaptı. Müstahakını buldu ama bize de verebileceği en büyük zararı vererek gitti. Kendi itibarsızlığını sağa sola saçarak indi sahneden. Ak Parti’yi farklı bir yöntemle ikinci defa hançerleyip siyaset çöplüğündeki yerini aldı. Elbistan onu ve övündüğü mensubiyetleri bir daha iş başına getirmeyecek.                                            

 

            Dün dünde kaldı deyip yepyeni bir sayfa açmalıyız. İnan olsun ki bu yeni sayfanın kazananı Elbistan olacak. Kimse nefsî hesaplara girmesin. Bu hesaplar otuz yıldır kabak tadı verdi. Çekişmelerle dolu siyaset sahnelerinden kalan eser ortada. Zararın neresinden dönülürse kârdır. Artık partiyi patırtıyı bir kenara koyup güçlü bir kenetlenmeyi gerçekleştirmeliyiz. Mahir Ünal’ın liderliğinde Cumhur İttifakı’nın çatısı altında toplanıp el ele vererek şehrimizin kaybettiği mesafeyi telafi etmeliyiz. Yer yer söylediğim gibi, bütün gayem ve gayretim sizin çilenizin dolması için. Parti logolarına ve aday isimlerine bakarak taraf seçen biri değilim. Kabiliyete, kariyere, liyakate bakarak böyle diyorum.

 

 

 

          Mahir Ünal’la Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında başka bir makam yok. Yani doğrudan doğruya, çat kapı yapılan görüşmelerin iki tarafı bu insanlar. Makul olalım: Mahir Ünal’ın siyaseten isteyip de yapamayacağı bir şey olabilir mi? Biz STK’ler ve belediye marifetiyle isteyeceğiz, kendileri de bunun Ankara ayağını üstlenecek. Mahir Ünal herhangi bir milletvekili değil. Başkanlık sisteminin ilk dönemini yaşıyoruz. Devlet Başkanımız Tayyip Erdoğan aynı zamanda Ak Parti’nin Genel Başkanı ve Mahir Ünal da onun yardımcısı. Yani? Yanisi var mı canım, her şey elimizde…

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNCEL Haberleri

YUKARI